Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/4256
Karar No: 2020/1715
Karar Tarihi: 19.02.2020

Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/4256 Esas 2020/1715 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2019/4256 E.  ,  2020/1715 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme
    Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62/2, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Sanık ile ölenin arkadaş oldukları, sanık ..."un olay günü saat 18.00 sıralarında telefon ile diğer sanık ..."i aradığı, birlikte alkol almak için...Deresine gitmeye karar verdikleri, saat 19.00 sıralarında ... kendisine ait... 03 plakalı Chevrolet marka beyaz oto ile ..."in ... Mahallesindeki oto yıkama ve oto lastik tamiri yapılan iş yerine geldiği, araç içerisinde arka koltukta kılıfı olmayan açık vaziyette, bir tüfeğin olduğu, araca binen ..."in diğer sanık halasının oğlu ..."ı telefonla aradığı, onun da geleceğini beyan ettiği,...i almaya gitmeden önce akşam gece karanlığında aydınlanmak için sanık ..."un Küçük Sanayi Bölgesindeki oto tamir atölyesine gittikleri, buradan akü ve seyyar lamba aldıkları, birlikte saat 20:30 sıralarında ..."a ait ...Bölgesinde bulunan oto yıkama ve yağ değişimi iş yerine gittikleri,...in arka koltuğa oturduğu, birlikte ... Mahallesinde bulunan...Deresine doğru giderken yol üzerinden alkol ve mangal malzemesi aldıkları,...Deresinin kenarında alkol almaya başladıkları, bu esnasında tüfek ile sanıkların havaya 19 kez ateş ettikleri, alkolleri bittikten sonra merkeze giderek bira almaya karar verdikleri, 28/09/2015 günü saat 01:00 sıralarında Dikkaldırım Mahallesine giderken sanık ..."in ölen ..."ı telefon ile aradığı,...Cami yanında ... ile buluştukları, ..."ın araca bindiği, büfeden bira aldıkları, tekrar daha önce alkol aldıkları yer olan...Deresinin kenarına geldikleri, araçtan indikleri, sanık ... araç içerisinden, ruhsatsız tüfeğini eline aldığı ve tüfeğin kurma kolunu çekip bıraktığı, tüfeği ölen ...’a gösterirken bu esnada tüfeğin ateş aldığı, ..."ın sağ göğsünden yaralandığı, ..."un elindeki tüfeğini dereye attığı ve... 03 plakalı aracı ile ölen ..."ü ...Devlet Hastanesine saat 01:52"de, diğer sanıklar ile birlikte getirdikleri, hastanede gerekli müdahalelerin yapıldığı, ancak hayata döndürülemeyen ...’ın öldüğü, sanıkların hastanede bulundukları sırada, polis gelene kadar kendi aralarında konuştukları, olayı farklı anlatmaya karar verdikleri, sanık ..."in "Benim çocuğum olacak, polis geldiğinde olayın oluş şeklini başka anlatalım, içki içtiğimiz sırada karşı taraftan silah atıldığını ve ..."ın yaralandığını söyleyelim" dediği, Mehmet"in isteği üzerine hastaneye gelen polislere, alkol aldıkları sırada karşı bölgede bulunan 3-4 kişilik grubun havaya ateş ettiklerini, tartıştıklarını, kimliği belirsiz şahıslardan biri tarafından ...’ın silahla vurulduğu, şeklinde bilgi verdikleri, polisin cinayet büroya haber verdiği, büro görevlilerinin sanık ..."a ait ...Devlet Hastanesinin üst tarafında...Caddesi üzerindeki park halinde bulunan aracın içine dışardan baktıklarında, aracın sağ kapı açma kapama düğmesi yanında bir adet dolu av tüfeği fişeğinin olduğunun görülmesi üzerine sanık şahısların kayıtlara geçmeyen sözlü yalan beyanda bulundukları ve daha sonra sanıkların olayın oluş şeklini gerçek bir şekilde anlattıkları, her ne kadar sanıklar ... ve ... haklarında suçu bildirmeme suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların sözlü olarak daha ifadeleri zapta geçmeden yalan beyanda bulundukları, ancak bu yalanlarından hemen vazgeçmiş olmaları nedeni ile ifade zabıt altına alındığı sırada doğruyu söylemiş olmaları nedeni ile suçu bildirmeme suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşıldığından bu sanıkların beraatlerine karar verildiği, sanık ..."un her ne kadar hakkında kasten adam öldürme suçundan kamu davası açılmış ise de; sanıkların savunmalarının aksine dosyada sanığın ...’ı öldürme kastıyla hareket ettiğine dair herhangi başka bir delil bulunmadığı, sanık ve ölenin samimi arkadaş oldukları, olay akşamı birlikte vakit geçirmek için bir araya geldikleri, ölenin söz konusu silaha bakmak istemesi nedeni ile silaha olan merakından dolayı sanık ..."in, silahın özelliklerini ...’a anlatarak gösterdiği sırada aniden patlaması nedeni ile ölenin göğsünden vurulduğu, hastaneye getirildiği hayata döndürülemediği ve öldüğü olayda sanığın eyleminin kasten öldürme olmadığı, kasti-taksirli suç ayırımında en belirleyici kıstas neticenin fail tarafından istenmiş olup olmadığıdır. Neticenin istendiği veya gayrı muayyen (muhtemel, olası) kastta olduğu gibi hareketin icra ediliş biçimine göre, neticenin istendiği açıkça anlaşılan durumlarda taksirden değil kasıtlı bir eylemden söz edilir. Olası kastta fail, olursa olsun iradesiyle hareket etmektedir. Olaya baktığımızda, taraflar arasında hiçbir husumet tespit edilemediği, aksine ölenin de sanık ... ve diğer sanıkların da iyi arkadaş oldukları tanıklar ve hatta müşteki tarafından ifade edilmiştir. Sanığın doğrudan veya olası kastla hareket ettiğine dair hiçbir delil elde edilememiştir. Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır, bu durumda sanığın eyleminin taksirle öldürme olduğunu kabül etmek gerekir. Sanığın, alkollü bir şekilde av tüfeğinin çalışma şeklini, namluyu ölene doğrultarak gösterirken her an patlayacağını öngörmesi hayatın olağan akışına uygun bir durum olup tüfeğin bir şekilde patlaması şeklinde gelişen eylemde bilinçli taksir olduğunun kabülü gerekmektedir. Bu nedenlerle her ne kadar sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın kasten hareket ettiğine dair somut, kesin ve açık hiçbir delil bulunmadığından sanığın taksirle ölüme sebebiyet verdiği anlaşıldığından; sanığın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına, sanığın eylemini sanığın silahı eline aldığı sırada aşırı derecede alkollü olduğu ve bu alkollülüğünün bilinciyle eline silah almış olması ve silahın bu şekilde patlamış olmasında sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü gerekmektedir. Fail, hareketinden doğacak sonuçları bilerek ve isteyerek hareket etmişse kast gerçekleşmiştir. Buna karşılık, fail belli bir sonucu gerçekleştirmek üzere hareket ederken, bunun yanında başka sonuçların meydana gelmesini de göze almış ve bu sonuçlar da gerçekleşmişse, failin bu sonuçlar açısından da kasten hareket ettiği kabul olunur. Çünkü fail, asıl kastettiğinden başka, hareketinden doğacak diğer sonuçları tahmin ettiği veya öngördüğü halde hareketini devam ettirmiştir. Dolaylı kast olarak adlandırılan bu kast türüne, belirli olmayan kast, gayrimuayyen kast, olursa olsun kastı veya dolus eventualis de denilmektedir. (Nur Centel, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 2.Bası, s.349, Artuk-Gökcen-Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, s.597 vd.), (Ayhan Önder, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt.2, s. 293 vd, Uğur Alacakaptan, Suçun Unsurları, s.139 vd., Timur Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s.312 vd.).
    İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış olup, 5237 sayılı TCK’da, 765 sayılı TCK’da yer verilen, “tedbirsizlik”, “dikkatsizlik”, “meslek ve sanatta acemilik”, “nizamat, evamir ve talimata riayetsizlik”, “kayıtsızlık veya tedbirsizlik”, “hataen ve kayıtsızlıkla”, “müsamaha ve dikkatsizlik” şeklindeki taksir kalıplarına ilgili suç tiplerinde yer verilmemiş, ancak gerek öğretide, gerek uygulamada, bu taksir kalıplarına yer verilmemiş olmanın, bir eksiklik veya farklılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.
    Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.
    Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları,
    a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
    b) Hareketin iradiliği,
    c) Neticenin iradi olmaması,
    d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,
    e) Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi,
    Şeklinde belirtilmiştir.
    Bilinçli taksir kavramı mülga 765 sayılı TCK’nın 45. maddesine 08.01.2003 tarihli ve 4758 sayılı Kanun ile eklenen son fıkra ile hukukumuza girmiş olup, anılan fıkrada, “Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza ... arttırılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 22. maddenin 3. fıkrasında da korunmuştur.
    Taksirden söz edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekli ve yeterli olmasına karşılık, bilinçli taksir halinde failin somut olayda ayrıca bu neticeyi öngörmüş olması da gereklidir.
    Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.
    Bilinçli taksirde netice somut olarak öngörüldüğü halde, istenmemiştir.
    Bilinçli taksiri, taksirden ayıran özellik, bilinçli taksirde istenmeyen netice fiilen öngörülürken, taksirde öngörülmemektedir. Somut olayda; sanık tüfeğin içinde ilk atıştan sonra mermi kaldığını bilmemekle; ölene bilgi verirken tüfeği yukarı doğrultması gerekirken; ...’ın omuz hizasında yere paralel tutarak hareket etmesi neticesinde; tüfeğin patlayabileceğini sosyal çevre, bilgi düzeyi itibarıyla öngörebilecek şekilde icrai hareketine tedbirsiz ve özensiz bir şekilde devam ederek bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi