2. Hukuk Dairesi 2017/4900 E. , 2018/14847 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, her iki dava ve fer"ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.12.2018 günü temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davacı-davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece; taraflar arasında birleştirilerek görülen boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, davacı-davalı kadının davasının Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca kabulüne, davalı-davacı erkeğin ise davasının açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de "davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri” takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK.m.150/1-2).
Somut olayda, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı-davacı tarafın 15/01/2015, 24/02/2015, 10/06/2015, 09/09/2015, 20/10/2015, 05/02/2016 tarihli oturumlara gelmediği mazerette bildirmediği sabittir. Ancak davacı birleşen dava davalısı kadın vekili 20.10.2016 tarihli celse dışında kalan diğer tüm celselere katılmasına rağmen, katıldıkları oturumlarda mazeretsiz olarak duruşmalara katılmayan davalı-davacı erkek tarafın birleşen davasını takip etmeyeceklerini bildirmedikleri gibi mahkemece de birleşen dava dosyasının işlemden kaldırıldığına dair bir ara karar da tesis edilmemiştir. Ayrıca son oturuma her iki taraf vekilinin de katıldığı ve dosyaların esaslarına dair beyanda bulundukları da görülmektedir. Davalı-davacı erkeğin, yenileme hakkını kullanabilmesi, işlemden kaldırma yönünde bir talep ile bu talebe bağlı olarak bir karar oluşturulması gerekir. Bu yönde karar verilmeksizin, mahkemece birleşen davasının kendiliğinden “işlemden kalkmış olduğu” kabul edilemez. Davası hakkında işlemden kaldırma kararı verilmemiş olan tarafın, yasal süre içinde yenileme hakkını kullanması da beklenemez. Bu bakımdan, davalı- davacı erkeğin boşanma davası hakkında mahkemece, takipsiz bırakılan ilk ve devamı oturumlarda birleşen davanın işlemden kaldırılması yönünde bir karar verilmemiş olduğuna göre, bu dava derdest ve işlemdedir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı erkeğin boşanma davasının esastan sonuca bağlanması gerekirken mahkemece; "birleşen davanın sehven işlemden
kaldırılmasına karar verilmediği, bu durumunda fiili durum olarak kabul edildiği, davalı birleşen dosya davacısının 15/01/2015 tarihinden itibaren üç ay içinde dosyasını da yenilemediği” gerekçesiyle birleşen davalı-davacı erkeğin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, davalı-davacı erkeğin tekrardan hüküm kurulması zorunlu hale gelen davacı-davalı kadının boşanma davası ve kabul edilen fer"ileri ile diğer temyiz itirazlarının şimdilik inclenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 1630 TL vekalet ücretinin Zerrin"den alınıp Selahattin"e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.12.2018 (Salı)