Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/465
Karar No: 2021/4099
Karar Tarihi: 24.05.2021

Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/465 Esas 2021/4099 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanıkların taksirle öldürme suçundan verilen beraat kararları, katılan vekilinin ve sanık müdafisinin temyizi üzerine incelendi. Katılanın dosyadaki sıfatının sadece bir sanık için geçerli olduğu ve diğer sanıklar hakkında temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldı. Sanık ... hakkında ise Adli Tıp Kurumu ve Yüksek ... Şurasından alınan raporlar incelendi. Olayda sanığın tedavide ihmal gösterdiği ancak ölümle ilgisi bulunmadığı sonucuna varıldı. Sanık hakkındaki kamu davası düşürüldü. Kanun maddeleri olarak ise TCK'nın 257/2, 66/1-e ve CMK'nın 223/9, 8, ve 321. maddeleri kararda geçiyor.
12. Ceza Dairesi         2021/465 E.  ,  2021/4099 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme
    Hüküm : Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı CMK’nın 223/2-c. maddesi uyarınca beraat
    Sanık ... hakkında CMK’nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraat
    Temyiz Edenler : Katılan vekili, Sanık ... müdafii



    Taksirle öldürme suçundan sanıklar hakkında verilen beraat kararları, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    A- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Katılanın ilk beyanının alındığı 28.07.2011 tarihli duruşmada sanıklar ... ve ..."den şikayetçi olmadığını, yalnızca dosya kapsamındaki sanıklardan ...’tan şikayetçi olduğunu belirtmesi karşısında, katılanın dosyadaki bu sıfatının sadece sanık ... bakımından mevcut olduğu bu itibarla sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerini temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin adı geçen sanıklar bakımından temyiz isteminin REDDİNE;
    B-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin sair nedenlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, ancak;
    1961 doğumlu ...’un olay günü olan 13.06.2010 tarihinden önce iki gün içinde iki kez ... Devlet Hastanesine başvurduğu, olay günü de saat 02:00 sıralarında acil servise başvurduğu, bu başvurusunda acil serviste Pratisyen Hekim ... tarafından muayene edildiği, kan tahlilleri yapıldığı ve röntgen çekildiği, saat 03:32’de çalışılan tetkiklerde çıkan sonuçların Dr. ... tarafından icapçı doktor olan dahiliye uzmanı Dr. ...’a telefonla aktarıldığı, sonuçların normalden çok farklı çıkması üzerine alınan kan örneğinin izotonik bağlı olan koldan alındığının anlaşıldığı, kanı alan hemşirenin ... olduğu, acil servis nöbetçi hekimi ile icapçı uzman hekimin birkaç kez telefon görüşmesi gerçekleştirdiği, hastanın durumu hakkında uzman hekime bilgi verildiği, bu bilgiye istinaden icapçı hekimin saat 05:30 sıralarında hastaneye gelerek hastanın durumunun kötüleşmesi sebebiyle daha donanımlı bir hastaneye sevk işlemini yaptığı, sevk sırasında hastanın arest olduğu ve ... Devlet Hastanesi acil servisinde entübe edildiği halde ex duhul olarak kabul edildiği, burada saat 07:15’te hayatını kaybettiği olayda; sanıkların meydana gelen ölüm sebebiyle kusurlarının bulunup bulunmadığının tespitini sağlamak, kusurlu eylemlerinin bulunması halinde ise, eylemleriyle netice arasında illiyet var olup olmadığını netleştirmek amacıyla; Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 17/12/2014 tarihli bilirkişi raporu ile Yüksek ... Şurasından alınan 09-10/01/2014 tarihli rapor arasında sanıkların meydana gelen netice bakımından kusurlarının tespiti açısından çelişkiler mevcut olduğundan bu çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın bir kez de Adli Tıp Gnel Kuruluna gönderildiği, 08.10.2015 tarihli raporda ise; kişinin ölümün; myokard enfarktüsü ve komplikasyonlarından meydana gelmiş olduğu, hastanın 13/06/2013 tarihli acil servise başvurusunda şikayetleri üzerine EKG çekilmesi ve kan tetkikleri istenerek uzman doktorun bu konuda bilgilendirmesi ve önerileri doğrultusunda hastaya uyguladığı tedavi ve hasta takibi uygun olup pratisyen hekim Dr. ...’in kusuru bulunmadığı, üç kez aranan ve genel durumunun kötüleştiği ifade edilen hasta için Dr. ...’un ancak hastanın genel durumunun bozulması üzerine hastaneye geldiği cihetle kusurlu olduğu, ancak; hastanın sevk edildiği zamana kadar yapılmış olan tetkikler ve uygulanan tedavi dikkate alındığında (damar yolu açılması, O2 tedavisi, monitörizasyon, diltizem amp, beloc amp uygulamasaı, coraspin ve isordil verilmesi gibi) ve EKG bulguları hiperakut MI örneğine uymadığından trombolitik tedavi de düşünülemeyeceğinden Dr. ..."un kusurlu eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığı; tetkik işlemi için kan alma sırasında yapılan hatanın ölümde etkisinin bulunmadığı cihetle hemşire ..."ün kusurunun bulunmadığı bildirildiği, sanık ...’un tedavide sergilediği eksiklik ile ölüm neticesi arasında illiyet bağının olmadığı, bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde tedavide ihmal gösteren sanığın eyleminin, TCK"nın 257/2. maddesindeki ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, anılan suç 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 08.07.2011 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, hakkında soruşturma izni istenen sanık bakımından durma süresi de gözetildiğinde, inceleme tarihinden önce gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK"nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi