Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/4629
Karar No: 2022/2400
Karar Tarihi: 23.02.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/4629 Esas 2022/2400 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2021/4629 E.  ,  2022/2400 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    İlk DereceMahkemesi: ... 2. İş Mahkemesi



    Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1999 Ekim ayından 2012 yılının Şubat ayına kadar davalı işyerinde yönetici olarak çalıştığını, 1999 yılının Ekim ayında çalışmaya başlamış olmasına rağmen çalışmalarının 7 ay sonra kuruma bildirilmiş olduğunu, 2009 yılında emeklilik talebiyle davalı işyerinden ayrılmış olsa da 2012 yılının Şubat ayına kadar davalı işyerinde fiilen çalışmaya devam ettiğini, 2009-2012 yılları arasında davalı işyerinden kuruma prim ödemelerinin yapılmadığını, en son 1.400 TL ücret aldığını, kuruma primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini ileri sürerek, 1999 yılı Ekim ayı döneminin sigorta başlangıç tarihi olarak, 2012 yılının Şubat ayı döneminin bitiş tarihi olarak tespiti ile 1999 yılının Ekim ayı dönemi ile 2012 yılının Şubat ayı dönemi arasında çalışmalarının ve prime esas kazançlarının gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının 22.01.2001 - 08.07.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, yönetici olarak çalıştığı iddiasının gerçeklere aykırı olduğunu, vasıfsız bir çalışan olarak çalıştığını, temizlik işleri ile ilgilendiğini, davacının davalı işyerinin faaliyette bulunduğu binanın üst katında kira akdi ile kiraladıkları dairede ikamet ettiğini, davacının 2009-2012 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığı iddiasının gerçeklere aykırı olduğunu, davalı işyerinde 1.400 TL ücret ile çalışmadığını, yönetici olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
    Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının kazançlarının kuruma bildirilen kazançlar olduğunu, davacının asgari ücretten fazla bir ücretle çalıştığını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesince istinaf yoluna başvurulan ilamda belirtildiği üzere; davanın kısmen kabulü ile; Davacının 01/10/1999 - 21/01/2001 tarihleri arasında ve 09/07/2009 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait ...sicil numaralı işyerinden prime esas kazanç alt sınırı altında kalmadan asgari ücretle kuruma bildirilen dışında; hükümde belirtilen tarihler arasında ve ücretle çalıştığının tespitine, prime esas ücret talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince ... 2. İş Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli, 2015/136 Esas- 2018/306 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalı nezdinde 01.10.1999 - 30.01.2012 tarihleri arası aralıksız çalıştığını, Mahkeme tarafından prime esas ücret talebinin reddi kararının usul yasaya aykırı olduğunu, davalı işveren imzasını taşıyan yazılı maaş belgesi, emsal ücret araştırmaları mahkemece değerlendirmediğini, mahkeme kararının "prime esas ücret talebinin reddine" ilişkin kararının hatalı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
    Davalı vekili; dilekçesinde belirtilen sebeplerle tanık beyanlarının dikkate alınamayacağını belirterek, temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
    Feri müdahil Kurum ise; mahkemenin eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini, tanık beyanlarının çelişkili ve ispat bakımından yetersiz olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 149. (HMK’nun 28.) maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
    Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanunun 297. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.
    01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde ise:
    “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
    a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
    b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
    c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
    ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
    d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
    e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
    (2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
    Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı gibi, mahkeme hükmünü gerekçesi ile birlikte tam olarak yazmış olsa bile, bunu duruşma tutanağına tamamen yazdırması ve okunması gerekir. Bir başka ifade ile mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür.
    Kısa karar, bir davayı sona erdiren (Niha-i) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. (10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/21-23E., 268 K., 2012/6–97 E. 203 K., 2012/10–149 E. 291K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
    Eldeki davada, mahkemece tefhim edilen kısa kararda; “Davanın kısmen kabulü ile
    1-Davacının 01/10/1992-21/01/2002 tarihleri arasında ve 09/07/2009-31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'ne ait ...sicil numaralı iş yerinden prime esas kazanç alt sınırı altında kalmadan asgari ücretle kuruma bildirilen süreler dışında ayrıntılı kararda belirtilen süreler dahilinde çalıştığının tespitine,
    2-Prime esas ücret talebinin reddine” şeklinde karar tesis edilmiş iken, gerekçeli kararda; “Davanın kısmen kabulü ile
    1-Davacının 01/10/1999-21/01/2001 tarihleri arasında ve 09/07/2009-31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait ...sicil numaralı işyerinden prime esas kazanç alt sınırı altında kalmadan asgari ücretle kuruma bildirilen dışında;
    01/10/1999-31/12/1999 tarihleri arasında 90 gün, günlük 3,79 TL
    01/01/2000-31/03/2000 tarihleri arasında 90 gün, günlük 4,00 TL
    01/04/2000-30/006/2000 tarihleri arasında 90 gün, günlük 5,00 TL
    01/07/2000-31/07/2000 tarihleri arasında 30 gün, günlük 5,00 TL
    01/08/2000-31/12/2000 tarihleri arasında 150 gün, günlük 5,00 TL
    01/01/2001-21/01/2001 tarihleri arasında 20 gün, günlük 5,00 TL
    09/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 172 gün, günlük 23,10 TL
    01/01/2010-30/06/2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 24,30 TL
    01/07/2010-31/12/2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 25,35 TL
    01/01/2011-30/06/2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük 26,55 TL
    01/07/2011-31/12/2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük 27,90 TL
    01/01/2012-31/01/2012 tarihleri arasında 30 gün, günlük 29,55 TL ücretle çalıştığının tespitine,
    2-Prime esas ücret talebinin reddine,” şeklinde hüküm kurularak, kısa kararda belirtilen kabule konu tarihlerle, gerekçeli kararda belirtilen tarihlerin farklı olduğu ve bu şekilde çelişki yaratıldığı görülmektedir. Açıklanan sebeple mahkemece HMK’nın 297’nci maddesi kapsamında çelişki içermeyen, taraflar hakkında infazı mümkün ve usule uygun bir kısa karar ile bu kısa karara uygun şekildeki bir gerekçe yazarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi