
Esas No: 2021/7109
Karar No: 2022/2397
Karar Tarihi: 23.02.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/7109 Esas 2022/2397 Karar Sayılı İlamı
10. Hukuk Dairesi 2021/7109 E. , 2022/2397 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk DereceMahkemesi :... 14. İş Mahkemesi
Dava, davalıya ait işyerinden işyerinden bildirilen hizmetlerin gerçek olmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, müvekkilinin ...işyeri numaralı davalı ...'e ait işyerinde 01.08.2014 tarihinden itibaren 2014/08 döneminde 19 gün, 2014/09 döneminde 11 gün, 2014/10 döneminde 3 gün olmak üzere toplam 33 gün çalışması bulunduğu gerekçesiyle Kurum tarafından yaşlılık aylığı iptal edilerek geriye dönük olarak iptal edilen aylıkları ve o dönemde ödenen sağlık yardımları yersiz ödeme olarak kaydedildiğini ve müvekkilinden tahsili amacıyla ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5398 Esasına kayıtlı icra takibine konu borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, takibin durması üzerine ... 9. İş Mahkemesi'nin 2017/346 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında müvekkilinin çalışmasının fiili olmaması nedeniyle Kuruma bildirilen çalışma günlerinin tespiti yönünden süre verildiğini beyanla, müvekkilinin davalı işverene ait sürücü kursu vasıflı işyerinde 01.08.2014 tarihinden itibaren 2014/08 döneminde 19 gün, 2014/09 döneminde 11 gün 2014/10 döneminde 3 gün olmak üzere toplam 33 gün fiilen çalışmadığının tespiti ile davalı işverence Kuruma bildirilen bu çalışma günlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı ...vekili, davacının, iddia ettiği hususları ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkili nezdinde sıhhatli bir şekilde sigortalı olarak çalıştığını, davalının, müvekkili nezdinde çalıştığını, SGK kaydının olması gerektiği gibi gerçekleştirildiğini, kağıt üzerinde sigortalı olarak gösterilmesi ihtimali bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurumdan aylık almakta olan davacının ...işyeri numaralı davalı ...'e ait işyerinde 01.08.2014 tarihinden itibaren 2014/08 döneminde 19 gün, 2014/09 döneminde 11 gün, 2014/10 döneminde 3 gün olmak üzere toplam 33 gün çalışmasının bulunduğu tespit edildiğinden emekli aylığı iptal edilerek geriye dönük olarak iptal edilen aylıkları ve o dönemde ödenen sağlık yardımları yersiz ödeme olarak kaydedildiğini ve davacıdan tahsili amacıyla ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5398 Esasına kayıtlı icra takibine konu borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, takibin durması üzerine ... 9. İş Mahkemesi'nin 2017/346 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davacının çalışmasının fiili olmaması nedeniyle Kuruma bildirilen çalışma günlerinin iptali için bu davayı açtığını, Kurum işleminin yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince "1-Davanın kabulü ile,
Davacının davalı ...'e ait ... sicil sayılı işyerinde 01/08/2014-10/10/2014 tarihleri arasında bildirimi yapılan 2014/08 döneminde 19 gün, 2014/09 döneminde 11 gün, 2014/10 döneminde 3 gün olmak üzere toplam 33 günlük çalışmasının iptaline,
2-Davalı kurum harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına," karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince ... 14. İş Mahkemesi'nin 28.12.2020 tarih, 2019/7 Esas ve 2020/309 Karar sayılı kararına yönelik davalı ... vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince “esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı ... vekili, davacının, müvekkiline ait işyerinde çalıştığının dosyaya sunulan ıslak imzalı iş sözleşmesinden ve gerekse işten ayrılış bildirgesinden anlaşıldığını, buna rağmen tanık beyanları esas alınarak resmi belgelere dayanan fiili çalışmanın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında yer alan yazılı belgelerin aksinin, davacı tarafından somut ve yazılı delille ispat edilemediğini beyanla davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum tarafından yapılan tüm tespit ve uygulamaların mevzuat hükümleri doğrultusunda olduğunu, davanın ispatlanamadığını, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu beyanla, temyiz kanun yoluna başvurmuşlarıdır.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Eldeki davada uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanunun 26.maddesine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında 01.08.2014 tarihinden itibaren 1/2431963 Bağ-kur tahsis no ile maluliyet aylığı almakta olan davacının, ... sicil sayılı davalı ... işyerinde 01.08.2014-10.10.2014 döneminde 33 gün sigortalı çalışmasının fiili çalışma olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesi ve yine davacının imzasını taşıyan 09.10.2014 tarihli görevden ayrılış dilekçesinde davacının imzalara itiraz etmesi karşısında imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda yöntemince uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, imzaların davacının eli ürünü olduğu saptandığında ve bu konuda hata, hile, ikrah durumu da iddia ve ispat edilemediğinde çalışma iddiasıyla ilgili olarak, bu yazılı belgelerin aksini eş değer kanıtla ispatlaması için davacıya kabul edilebilir süre tanınarak sunacağı deliller toplanmalı, davacının hastane kayıtları celbedilerek davacının sağlık durumuna göre 01.08.2014-29.02.2016 tarihler arasında çalışabilme durumu açıklığa kavuşturulmalı, ayrıca davalıya ait işyerinde çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2022 gününde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.