Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3985
Karar No: 2020/718
Karar Tarihi: 30.01.2020

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/3985 Esas 2020/718 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, sigortalı kabin memuru olarak çalıştığı davalı şirketten emeklilik için ayrılabilmek için işi bıraktığını ve haklı fesih tazminatı istediğini talep etmiştir. Yerel mahkeme, davacının tazminata hak kazandığına hükmetmiş ancak davalının istinaf başvurusu sonrası Bölge Adliye Mahkemesi, davacının iş akdini haklı nedenle feshetmediği gerekçesiyle davacının haklı tazminat isteğini reddetmiştir. Ancak davacının sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve Borçlar Kanunu'nun 340-345 maddeleri gereğince makul bir tazminat talep edebileceği karara bağlanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Kanun maddeleri: Borçlar Kanunu 313, 340-345; İş Kanunu 4
13. Hukuk Dairesi         2018/3985 E.  ,  2020/718 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2016/315 esas 2017/365 karar sayılı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi"nin 2018/510-2018/725 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R

    Davacı, davalı şirkette 01/05/2002 tarihinde 4/A kapsamında sigortalı kabin memuru olarak işe başladığını, SGK tarafından 15 yıl ve 3600 prim gün sayısını doldurduğunun bildirilmesi üzerine davalıya ... 15. Noterliği"nin 09/06/2016 tarihli 15035 nolu ihtarnamesini göndererek yaşlılık aylığı alabilmek için iş yerinden ayrılarak yaş şartının dolmasını bekleyeceğini bildirerek iş akdini haklı nedenle feshettiğini, ayrıca sürekli yüksek basınç altında kaldığından ... sorunları yaşadığını, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00-TL haklı fesih tazminatının fesih tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve yargılama sırasında bu talebini ıslah ederek 58.303,39 TL’ye çıkarmıştır.
    Davalı, taraflar arasında yapılan 06/07/2006 tarihli kabin personeli iş sözleşmesinin davalı tarafça istifa etmek suretiyle sona erdirildiğini, bu nedenle tazminat talep edemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkemece, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu"nun belirlediği 15 yıllık sigorta süresi ve 3600 gün prim ödeme süresinin dolması nedeniyle davalı iş yerinden ayrılmak istemesi; başkaca bir iş yerinde çalışma amacıyla iş yerinden ayrılmak istediğine ilişkin dilekçesinde herhangi bir beyanının bulunmaması, yine davalı tarafça davacının iş akdinin feshinden sonra başka bir yerde çalıştığına dair dosyaya herhangi bir kayıt, belge ve delil ibraz edilmemesi karşısında davacının tazminata hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 58.303,39-TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesince "davacının, davalı ile yapılan iş akdini yaşlılık aylığı almak için feshetmesinin dürüstlük kuralları gereği hizmet sözleşmesinin sürdürülmesini kendisinden beklenmeyecek derecede çekilmez hale getirdiği ve hizmet sözleşmesinin devamı halinde tehlike içerisinde olduğu ve güven ilişkisinin temelinden sarsıldığı niteliğinde bulunmadığı, hizmet akdinin devam etmesinde davacının ... problemleri ile karşı karşıya kaldığı ve bu nedenle zararın oluştuğu olgusunun ispat edilmediği, dolayısıyla Türk Borçlar Kanunun 437/2. maddesinde belirtilen sözleşmeye aykırılık dışında bir nedenle iş akdinin haklı olarak feshedildiği kapsamında sayılamayacağı, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinde de İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde İş Kanununa herhangi bir atıfta bulunulmadığı, davacının iş akdini feshetmesinin haklı nedene dayanmayıp, istifa niteliğinde olduğu anlaşılmakla; davacının, davalı şirketten tazminat talep etmekte haklı olmadığı" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, Borçlar Kanununun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet aktinden kaynaklanmakta olup, davacının sözleşmesini haklı olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Davacı, 4857 sayılı İş Kanunun 4.maddesinde yer alan açık hüküm nedeni ile taraflar arasındaki akdi ilişkiye İş Kanunu hükümleri uygulanamayacağından, İş Kanunu’nda düzenlenmiş olan tazminatları isteyemezse de, taraflar arasında Borçlar Kanununun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir hizmet sözleşmesi söz konusu olduğundan, B.K.nunun 340-345 maddelerine dayanarak makul bir tazminat talebinde bulunabilir. Bölge Adliye Mahkemesince, Borçlar Kanunu’nun 340-345. maddelerinde düzenlenmiş olan tazminat hakkı yönünden bir değerlendirme yapılarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, davacının iş akdini haklı nedenle feshetmediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bu nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 35,90 TL harcın davacıya iadesine, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi