Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2442
Karar No: 2020/1701
Karar Tarihi: 26.02.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/2442 Esas 2020/1701 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/2442 E.  ,  2020/1701 K.

    "İçtihat Metni"



    Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptali, kesintinin durdurulması ile yapılan kesintilerin iadesi ile tahakkuk ettirilen borcun ve ferilerinin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum avukatınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının eşinin ölümünden sonra 2011/10 ayında davalı kuruma başvurduğunu, davalı kurumun 4/1-b sigortalısı babası ..."ın sigortasından kendisine ölüm aylığı bağlanmasını istediğini, davalı kurumca 01.11.2011 tarihinde babasından ölüm aylığı bağlandığını, davalı kurum tarafından 4/1-b sigortalısı davacının babasının dosyasının incelendiği 2013/26 sayılı genelgeye istinaden yapılan gelir tesbiti sonucunda 01.11.2011-30.09.2016 tarihleri arasında gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olmasından bahisle ilgili dönemlerde hak sahibi olarak davacıya bağlanmış olan ölüm aylığının iptal edildiği ve tarafından 31.959,59-TL borç çıkartıldığını, davacı adına oluşturulmuş borç bildirim belgesinin iptalini dava şartı olması nedeniyle 5521 sayılı Yasa"nın 7.maddesi gereğince davalı kurumdan 07.04.2017 tarihinde istediklerini, davalı kurumun bu başvuruya 19.04.2017 tarih ve 4840819 sayılı yazısıyla olumsuz cevap verdiğini, davalı kurumun yazısında 22.03.2013 tarihinde yayımlanan 2013/26 sayılı Genelgenin gerçekçe gösterildiğini, bu Genelgenin yürürlük tarihi gereği 01.11.2011 tarihine çekilerek davacı adına işlem yapıldığının açık olduğun ileri sürerek, davalı kurumca yapılan 01.11.2011-30.09.2016 tarihleri arasında iptal edilen ölüm aylığı işleminin ve buna bağlı olarak oluşturulan 31.959,59-TL borcun fer"ilerinin iptaline, davalı kurumca yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özet olarak; davacı murisi Kamil Erdoğan"ın dosyasında hak sahibi davacıya 12.10.2011 tarihindeki aylık talebine istinaden 01.11.2011 tarihinde ölüm aylığı bağlandığının tesbit edildiğini, 11.12.2015 tarih ve 6317077 sayılı yazı ile 01.11.2011-30.09.2016 tarihleri arası gelir tesbiti işlemlerinin yapılabilmesi için konunun Denetmenler servisine bildirildiği, gelen 04.10.2016 tarihli denetmen raporu ile 01.11.2011-30.09.2016 tarihleri arasındaki tesbit edilen gelirlerinin ilgili dönemlere uygulanan brüt asgari ücretin üzerinde olduğunun görüldüğünden 01.11.2011 tarihinden gelirden çıkma işlemi yapıldığı ve Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.09.2016 tarih ve 5040387 sayılı genel yazısına istinaden 01.10.2016 tarihinden yeniden gelir bağlandığını kurum işlemlerinde yasal düzenlemelere uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk derece Mahkemesince, davanın kabulü ile; davacının davalı kurumca 06/04/2017 tarih, 40613178 sayılı yazısında yer alan 31.959,59 TL yersiz aylık borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Makemesince, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK"nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı kurum temyiz dilekçesinde özetle kurum işleminin hukuka uygun olduğu, kararın temyizen incelenerek kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Dosya kapsamı incelendiğinde, 17.01.2011 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine aylık bağlanan davacının, 09.07.2002 günü ölen 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de 01.11.2011 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı ve daha sonra, davalı Kurumun 22/06/2013 tarihli ve 2013/26 sayılı genelgesi doğrultusunda 1479 sayılı Yasa gereği davacının babasından aldığı aylık dışındaki gelirlerinin tespiti yönünde yapılan araştırma sonucu davalı kurum, Sosyal Güvenlik Denetmenliğince düzenlenen 04/10/2016 tarihli rapora göre 01/11/2011 tarihinden itibaren aylığının durdurulduğu ve 01/11/2011 ile 30/09/2016 dönemleri arasında yersiz ödenen aylıkların borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
    Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    göre karar verilmelidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi