22. Hukuk Dairesi 2012/18026 E. , 2013/6135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 17.04.2008-01.10.2010 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığını, haftanın altı günü 08:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izin hakkının eksik kullandırıldığını, ücretinin 1.250,00 TL olduğunu, 2010 yılı Eylül ve Mayıs ayı maaşının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı ve ücret alacağının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm alacaklarının imzalı bordrolara göre ödendiğinin açık olduğunu, davacının görev değişikliğini kabul etmediğini ve işe gelmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesine göre davacının il içerisinde farklı işyerlerinde görevlendirmeyi kabul ettiğini, sözleşmenin bu hükmüne rağmen davacının sözleşme hükmü gereği il içindeki görevlendirmeyi kabul etmediği, bundan dolayı işe gelmediği ve buna ilişkin 1-2-3 Ekim 2010 tarihlerinde devamsızlık tutanağı düzenlendiği, bu tutanakların içeriğinin yargılama sırasında şahit beyanı ile doğrulandığı, bu durumda davalı işverenin sözleşmeyi 4857 sayılı İş Kanunu"nun 25/II-g. maddesi gereğince haklı sebebe dayanmak suretiyle fesh ettiği, bu durumda davacının ihbar ve kıdem tazminatı alamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu bozma içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
İş ilişkisinden kaynaklanan ve işin yerine getirilmesinde tabi olunan hak ve borçların tümü, “çalışma şartları” olarak değerlendirilmelidir. 4857 sayılı Kanun"un 22. maddesindeki, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma şartlarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 4857 sayılı Kanun"un 17. ile 21. madde hükümlerine göre dava açabilir” şeklindeki düzenleme, çalışma şartlarındaki değişikliğin normatif dayanağını oluşturur.
Çalışma şartlarındaki değişiklik, işverenin yönetim hakkı ile doğrudan ilgilidir. İşveren işyerinin kârlılığı, verimliliği noktasında işin yürütümü için gerekli tedbirleri alır. İş görme ediminin yerine getirilmesinin şeklini, zamanını ve hizmetin niteliğini işveren belirler. İşverenin yönetim hakkı, taraflar arasındaki iş sözleşmesi ya da işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmeyen boşluklarda uygulama alanı bulur.
İşçi çalışma şartlarında esaslı değişikliği kabul etmez ve işyerinde çalışmaya devam edilirse, değişiklik gerçekleşmemiş ve sözleşme eski şartlarla devam ediyor sayılır. Bu durumda işveren, değişiklik teklifinden vazgeçerek sözleşmenin eski şartlarda devamını isteyebilir ya da çalışma şartlarında değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir sebebin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak koşulu ile sözleşmeyi feshedebilir.
Davacı davalı işyerinin muhasebe bölümünde görev yapmakta iken davalı işverenin diğer işyerinde görevlendirildiği, davacının bu görevlendirmeye kabul etmediği ve işe devam etmediği, davalı işyerinin davacının devamsızlığı sebebiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacının davalı işyerinde muhasebeci olarak çalıştığı, davalı işyerinin görevlendirmesi ile davacının dava dışı başka bir şirkete ait işyerine gönderilmek suretiyle muhasebeci olduğu halde ön muhasebe işlerinde çalıştırılmak istendiği, bu şekilde davacının çalışma şartlarının ağırlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu gerekçe ile davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.