Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/9990
Karar No: 2022/2378
Karar Tarihi: 23.02.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/9990 Esas 2022/2378 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2021/9990 E.  ,  2022/2378 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    İlk Derece
    Mahkemesi : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davalı Kurum bünyesinde 06.08.1966 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihte işe girişim ve SSK kaydının yapıldığını, 22.06.2017 tarihinde emeklilik işlemlerinin başlatılması çerçevesinde ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne ... sigorta sicil numarasının tarafına ait olduğunu T.C. Kimlik numarasının bu sicil numarasına işlenmesini talep ettiğini ancak sicile ait işe giriş bildirgesinde sadece isim soy isim yazması ve bunun dışında başkaca bir nüfus bilgisinin yer almaması nedeni ile ilgili kurumca 21.09.2017 tarihinde talebinin reddedildiğini, emeklilik haklarının askıya alındığını, işe giriş bildirgesinde kimlik bilgilerinin eksik yazılmasının maddi kayba uğramasına neden olduğunu, işe giriş tarihinde tarafına verilen SGK kartını kaybettiğini ancak bu konuya ilişkin tanıklarının olduğunu, davanın kabulü ile işe işe giriş tarihinin 06.08.1966 tarihli olduğunun tespitini, SGK kayıtlarında geçen ve bu tarihte işe girişi başlatılan ...'nın kendisi olduğunun tespitini talep etmiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı vekili; davanın zaman aşımı yönünden reddini, davacının çalıştığı hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurması gerektiğini, davacının davalı Kurum emrinde çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından “ Davanın kabulü ile;
    Davacı 22618265664 TC kimlik numaralı ...'nın 06/08/1966 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, ” dair karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalılar vekilleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile bozulmasını istemiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
    01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
    Davacının, davalı adına işlem gören ... sicil nolu işyerinde 06/08/1966 tarihinde işe ilk girişi yapılarak işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, düzenlenen giriş bildirgesinde “...” isminin yazılı olduğu, başkaca bir nüfus kaydı bilgisinin bulunmadığı ve kuruma intikal kaşesinin giriş bildirgesi üzerinde bulunmadığı , davacı tarafından açılan dava ile 06/08/1966 tarihli ... ismi ile düzenlenen işe bildirgesinin aidiyeti ile sigorta başlangıcının tespiti talep edilmiştir.
    Sigortalılık başlangıcının tespitine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.06.2011 günlü 2011/307 E. - 2011/366 K. sayılı, 21.09.2011 günlüve 2011/527 E. - 2011/552 K. sayılı ilamları gözetildiğinde, 506 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanunun 2. maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.
    Bu nedenledir ki, somut olayda uyuşmazlık fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de, fiili çalışmanın varlığının ortaya koyulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava, aynı zamanda sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında, adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak, yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve Anayasa’nın 60. maddesinde tanımlanan sosyal güvenlik hakkının niteliği gereği bu tür davalarda, hâkim, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını resen belirlemelidir.
    Bunun için de bu tür davalarda, işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, işyeri çalışanları saptanmalı ve sigortalının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığı açıklanmalıdır.
    Dosya kapsamında, davacının aidiyetini talep ettiği ... sicil nolu işveren yanından 06/08/1966 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği, işyerinin ... sulama kanal inşaat .../... olduğu, giriş bildirgesi üzerinde işçi işveren imzalarının bulunduğu ve işe giriş bildirgesinde üzerindeki ... sigorta sicil nosu bulunduğu, İşe giriş bildirgesi kimlik bilgilerinde ... yazdığı ve kuruma intikal kaşesi bulunmadığı, davalı kurum tarafından verilen 29/01/2010 tarihli cevabi yazıda davacının 06/08/1966-30/09/1966 arasında 49 gün çalışmasının bulunduğu, ilk işe giriş bildirgesinde sadece ... yazıldığı, nüfus bilgilerinin bulunmaması nedeni ile sicil numarasının kime ait olduğunun tespit edilemediğini belirtildiği, dosyaya nüfus kayıtlarının getirtildiği ve mahkemece toplanan bu deliller ile birlikte dinlenen tanık ifadeleri değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
    Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    Mahkemece; aidiyeti talep edilen işe giriş bildirgesinde, kuruma intikal kaşesinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı adına kuruma intikal eden bir giriş bildirgesinin bulunup bulunmadığı sorulmalı, dosya içerisinde mevcut DSİ Bölge müdürlüğü tarafından gönderilen 1966/1,2,3,4 dönem bordrolarında davacının ismi bulunmadığı görüldüğünden, davacının kurum yazısında belirtildiği üzere 06/08/1966-30/09/1966 tarihleri arasında 49 gün çalışmasının bulunduğu ve bunun kimlik bilgilerinin bulunmadığından işlenmediği belirtildiği anlaşılmakla, kurum kayıtlarında 49 günlük çalışmanın nasıl ve hangi belgeler dayanak alınmak suretiyle belirlendiği araştırılmalı, kurum kayıtlarında başka ... bulunup bulunmadığının, var ise bu hizmetin işlenip işlenmediğinin, iptalin gerekçesinin açık bir şekilde belirtilerek davacı adına davalıdan farklı bir işveren tarafından, belirtilen tarihlerde bildirim yapılıp yapılmadığı ayrıntılı bir şekilde araştırılmalı, davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen iş yerinden DSİ Bölge Müdürlüğünce gönderilen dönem bordro tanıklarından yeteri kadarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı, “...” 06/08/1966 tarihli işe giriş bildirgesinin aidiyeti saptanarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi