
Esas No: 2021/767
Karar No: 2022/2746
Karar Tarihi: 01.03.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/767 Esas 2022/2746 Karar Sayılı İlamı
10. Hukuk Dairesi 2021/767 E. , 2022/2746 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2020/67-2020/319
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, 21/11/2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; çocuk İrem’in yönünden maddi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, eş için 39.756,25 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, çocuk İlknur için 5.174,73 TL maddi tazminatın, çocuklar için 25.000,00’er TL manevi tazminatın, anne ve baba için 15.000,00’er TL manevi tazminatın, kardeşler için 2.000,00’er TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen 15/11/2018 tarihli kararda, eş için 39.756,25 TL maddi (talep ile bağlı kalınarak), 16.000,00 TL manevi tazminatın, çocuk İlknur için 5.174,73 TL maddi (talep ile bağlı kalınarak) 16.000,00 TL manevi tazminatın, çocuk İrem için 22.560,74 TL maddi (talep ile bağlı kalınarak), 16.000,00 TL manevi tazminatın, anne ve baba için 6.000,00’er TL manevi tazminatın, kardeşler için 3.000,00’er TL manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, davacılar ve davalı vekilinin temyizi üzerine, anılan kararın Kapatılan 21.Hukuk Dairesi’nin 17/12/2019 Tarih , 2019/4915 Esas, 2019/7867 Karar Sayılı ilamıyla “ davacı eş ve çocuklar yararına hükmedilen 16.000,00'er TL manevi tazminat tutarları ile davacı ana ve baba yararına hükmedilen 6.000,00'er TL manevi tazminat tutarlarının az olduğu, davacı çocuk İrem'in destekten yoksun kalma tazminatının davacı İrem'e Kurum tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tenzili sonucunda karşılandığının anlaşılması karşısında davacı İrem'in maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ” denilmek suretiyle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemece, davalının temyiz konusu etmediği ve aynı zamanda bozma dışı kalan kardeşler için hükmedilen manevi tazminatın 2.000,00’er TL’ye indirilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olayda; kardeşler için hükmedilen 3.000,00‘er TL manevi tazminatın kesinleştiği böylelikle mahkemece kardeşler için 3.000,00‘er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken oluşan kazanılmış hakkı ihlal eder biçimde ilk karardakinden daha düşük manevi tazminata hükmetmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 13/10/2020 tarih 2020/67 esas 2020/319 karar sayılı kararının hüküm B fıkrasının 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 14., 15., 16., 17. bendinin silinerek yerine;
“ 6- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
7- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
8- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
9- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
10- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... Aksoy'a verilmesine,
11- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
12- 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
14- Alınması gereken 12.07,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
15- Dosyamız adlı yardım olduğundan alınması gereken sarf edilen 1.436,30 TL yargılama giderinin ret kabul oranına göre hesaplanan 578,82 TL sinin davacıdan, 857,42 TL sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına.
16- Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 18.295,00 TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
17- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 13.830,00 TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, “ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisinden alınmasına, 01/03/2022 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.