(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2016/6542 E. , 2016/7696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat-Sözleşmenin feshi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat ve sözleşmenin feshi davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı şirket vekili, dava dilekçesinde; davalıya ait çok katlı otoparkı 14.10.2010 başlangıç tarihli 3 yıl süreli sözleşme ile kiraladığını, sözleşme ve ihale şartnamesine göre, otoparka yapılması gereken giriş çıkış bariyer sistemi yapılmadığı, otoparktaki lambaların ve fotosel sisteminin çalışmadığı, otoparkın 3. katındaki beton hasarı ve pis su atık sisteminde hasar olduğu için alt katlara su sızıntısı olduğu, otopark alanına yapılan ek inşaat nedeniyle ve otoparkın ... Sokak girişinin refüjle kapatılması nedeniyle otoparka giriş çıkışta sorunlar olduğundan, bu sorunlar nedeniyle otoparkın verimli kullanılamadığından kar kaybı olduğu, ayrıca otoparkın sıva ve boyalarının kendileri tarafından yapıldığı ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 9.000 TL maddi tazminatın faizi ile ödetilmesini ve davalıya verilen teminat mektuplarının iadesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının taleplerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, trafik düzenlemesinin kendi sorumluluklarında olmadığını, davacının mecuru hali hazır durumunu görerek teslim aldığını, eksiksiz ve kusursuz olarak kiraladığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde tespit bilirkişi raporuna dayanılarak ve bilirkişi raporuna göre zararın çok daha fazla olduğu gerekçesi ile talep edilen tazminat miktarı 9.000 TL"nin tahsiline, teminat mektuplarının iadesine ilişkin davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin teminat mektuplarının iadesi talebine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, davacının teminat mektubunun iadesine yönelik davasının davacı vekilinin 18/02/2014 tarihli celsedeki beyanlarında davaya tazminat davası olarak devam etmesi nedeniyle vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kira sözleşmelerinde kiracıdan alınan teminat kiralayanın muhtemel zararlarını karşılamak için kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedelidir. Teminat bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiğinin mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Öte yandan taraflar arasındaki kira sözleşmesi devam
ettiği ve kiralanan tahliye edilmediği sürece kiralanan kiracının kullanımında olduğundan kiraya verenin teminatı iade borcu doğmayacağı gibi kiracının kira ödeme yükümlülüğü devam eder.
Olayımıza gelince; Taraflar arasında 14.10.2010 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira bedelinin aylık 14.050 TL + KDV olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşme ile birlikte davalı sözleşmede belirlenen kesin teminat ve özel teminat ile ilgili olarak her iki teminatı da içeren teminat mektubunun kiralayana verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili 18/02/2014 tarihli celsedeki beyanında taşınmazın tahliye edildiğinden sözleşmenin feshine ilişkin taleplerinin konusuz kaldığını belirtmiş olup, açıkça teminat mektuplarının iadesi talebinden vazgeçtiği şeklinde bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda teminat mektuplarının iade edilip edilmeyeceği üzerinde durarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
2- Davacının tazminat taleplerine ilişkin temyiz incelemesinde; Davacı vekilinin dava dilekçesinde, taşınmazın boyanması için yaptığı masraflar ile otoparka yapılması gereken giriş çıkış bariyer sistemi yapılmadığı, otoparktaki lambaların ve fotosel sisteminin çalışmadığı, otoparkın 3. katındaki beton hasarı ve pis su atık sisteminde hasar olduğu için alt katlara su sızıntısı olduğu, otopark alanına yapılan ek inşaat nedeniyle ve otoparkın ... Sokak girişinin refüjle kapatılması nedeniyle otoparka giriş çıkışta sorunlar olduğundan, bu sorunlar nedeniyle otoparkın verimli kullanılamadığından kar kaybı olduğu iddia ederek fazlaya dair haklarını saklı tutarak toplam 9.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur. 6100 sayılı HMK’nun 31. maddesi uyarınca davacının faydalı masraf ve gelir kaybına ilişkin talebi açıklamaya muhtaç olup, mahkemece davacıya hangi nedene dayalı olarak ne kadar tazminat istediği kalem kalem açıklattırılarak sonucu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davacı kiracının, tazminat taleplerinin belirlenmesi amacıyla Uşak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/72 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda otomatik bariyer sisteminin yapılmaması nedeniyle 20.400 TL, 3. Kat su kaçakları nedeniyle 12.500 TL, refüj ve trafik nedeniyle 24.000 TL, yapılan boya badana için 27.750 TL olmak üzere toplam 84.650 TL tazminat olduğu belirtilmiş, davalı kiracı yargılama sırasında tespit raporunu kabul etmediğini bildirmiştir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden yeniden rapor aldırılmadan tek taraflı ve davalı tarafından itiraza uğrayan tespit raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Söz konusu raporların tebliğine rağmen belirli sürede itiraz edilmemesi halinde kesinleşeceği veya aleyhine tespit yaptırılan kişi hakkında kesin delil niteliği kazanacağına dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle delil tespiti yoluyla alınan bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olan taraf bu itirazını hüküm verilinceye kadar mahkemeye bildirebilir. İtiraza uğrayan ve mahkemece yeni bir bilirkişi raporu ile karşılanmamış tespit bilirkişi raporu ile karar verilemez. Mahkemece yapılacak iş uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak ve talep edilen he bir zarar kalemi hakkında sözleşme hükümleri de değerlendirilerek ayrıntılı denetime elverişli bilirkişi raporu düzenlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği halde bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.