Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/8451
Karar No: 2018/1776
Karar Tarihi: 06.02.2018

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/8451 Esas 2018/1776 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2015/8451 E.  ,  2018/1776 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve sefer primi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/01/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin 08.11.2005-18.05.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, 18.05.2011 tarihinde emeklilik gerekçesiyle iş akdini sonlandırdığını, asgari ücret+ sefer primi üzerinden ücret ödendiğini, ayda 450-500 Euro sefer primi ödendiğini, ayda 1,5-2 sefer yaptığını, yıllık izinlerinin bir bölümünü kullanamadığını, bayram ve genel tatillerde çalıştırıldığını ancak ücretlerin ödenmediğini, 01.09.2010 itibariyle sefer priminin 100 Euro aşağı çekildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, sefer primi, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, işçilik alacakları davasının belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davacının ücret alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları sebebiyle 16.05.2011 tarihinde savunmasının alındığı ve 18.05.2011 tarihi itibariyle 25. madde kapsamında işten çıkarıldığını, iş akdini sonlandırdığı incelense bile usulüne uygun olarak yapılmış bir fesih bulunmadığını, sefer priminin ücret olarak değil iş gider avansı olarak verildiğini, tazminat hesabında dikkate alınamayacağını, ayda 1 sefer yapıldığını, asgari ücret ile çalıştırıldığını, tüm yıllık izinlerini kullandırıldığını, bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığını, iş gider avansının sürekli değişebildiğini, bunu ücret olarak talep edemeyeceğini, tüm ücretinin ödendiğini, teminat senedi uygulamasının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak her ne kadar davalı tarafından davacının iş akdinin 25. madde kapsamında sonlandırıldığı beyan edilse de, usulüne uygun bir fesih bildirimi yapılıp yapılmadığı, fesih ihtarnamesinin davacıya ulaşıp ulaşmadığı yönünde dosyada bir delilin bulunmadığı, iş akdinin derhal fesih hakkını düzenleyen 25. maddesi kapsamında davalının fesih bildirimini davacıya 6 iş günü içinde yapılması gerektiği, 09.05.2011 tarihli değerlendirme kurulu karar tutanağından davacının iş akdinin sonlandırılmasına gerekçe olan davranışının 09.05.2011 itibariyle öğrenildiğinin anlaşıldığı, yine davacıya gönderilen ihtarnameden bu davranışın 22 Şubat 2011 de meydana geldiğinin anlaşıldığı, davacının 16.05.2011 de savunmasının alındığı, 18.05.2011 de fesih bildiriminin tebliğe çıkarıldığı, ancak davacıya tebligat yapılıp yapılamadığına ilişkin bir kaydın dosyada mevcut olmadığı, 18.05.2011 tarihinde davacıya yapılmış bir tebligat olmamasına rağmen SGK çıkışının bildirildiği, feshin süresinde yapılmadığı davalının fesih hakkını süresinde kullanmadığı anlaşılmakla, davacının kıdem tazminatını hak ettiği kanaatine varıldığı, davalı tarafından usulüne uygun bir fesih işleminin olmadığı tespit edilmekle davacının 1475/14 madde kapsamında feshinin dikkate alınması gerektiği, davacının 18.05.2011 tarihinde SGK kurumuna başvurduğu ve aynı tarihte bu gerekçeyle iş akdin sonlandırma iradesi içeren bir ihtarnameyi tebliğe çıkardığı dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu, işbu ihtarnamenin 07.06.2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, iş akdinin davacı tarafından usulüne uygun olarak kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde haklı olarak fesih edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı davalı temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir.
    Somut uyuşmazlıkta, davacı iş akdini emekliliğe hak kazanması sebebiyle haklı nedenle feshettiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının iş akdinin sigara kaçakçılığı yapması nedeniyle şirketlerinin güvenliğini ve itibarını zedelediği için haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
    Dosya içeriğine göre; davacının 22.02.2011 tarihinde zimmetli olarak kullanımındaki.... plakalı araçla gerçekleştirdiği sefer sırasında araç içerisinde kendisine ait kaçak sigara yakalandığının ve 2.980 Euro para cezası olduğunun davalı Şirkete bildirilmesini müteakiben 09/05/2011 tarihli Sürücü Değerlendirme Kurulu Karar Tutanağı ile "Şoförün savunması alındıktan sonra, tütün taşıdığı tespit edilen sürücünün iş akdi fesih talebiyle...."ya sevkine” karar verildiği, davacının 16/05/2011 tarihli kendi el yazılı savunmasında aynen; "Öncelikle böyle bir olaydan dolayı savunma yazdığım için üzgünüm. İlk defa yapmış olduğum bir hata idi. Onu da elime yüzüme bulaştırdım ve bunun maddi anlamda cezasını çektim. Bundan sonraki çalışma hayatımda daha dikkatli olacağıma dair söz veriyorum. Alacağınız karara saygılıyım." demekle yaptığı kaçakçılığı ikrar ettiği, işyeri Disiplin Kurulu karar tutanağında davacının iş akdinin feshine karar verilmesi üzerine davacıya .... 2. Noterliği"nin 22140 yevmiye numaralı ve 18 Mayıs 2011 tarihli ihtarnamesi gönderilerek; "...Yapmış olduğunuz kaçakçılık sonucu şirketimizin güvenilirliği ve itibarı zedelenmiş olup, şirketimiz müşteri nezdinde ciddi boyutta zarar görmüştür. Şirket disiplin kurulunun 17/05/2011 tarihinde almış olduğu karar uyarınca; yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, İş Kanunu"nun 25/ll-e maddesine göre işverenin güvenini kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmanız sebebi ile …” iş akdinin feshedildiği bildirilmiştir. Açıklanan bu delil durumu karşısında davalı işverenin feshine konu kaçakçılık eylemi ispatlanmıştır.
    Bu durumda, iş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilip feshedilmediği meselesi ele alınacak olur ise; 4857 İş Kanunu’nun 26 ncı maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarihin başlangıcı esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörüldüğü, bu sürenin feshe neden olan olayın diğer tarafça öğrenilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlendiği, ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu"nda, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda soruşturma yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Nitekim davacının feshe konu eylemi de soruşturma konusu edilmiş, buna bağlı olarak 16.05.2011 tarihinde savunması alınarak iş akdinin 18.05.2011 tarihinde feshine karar verilmiştir. Bu durumda fesih haklı ve süresindedir. Haklı fesih için yazılı bildirim şartı da bulunmamaktadır. Hakkındaki soruşturmadan haberdar olan işçinin iş akdinin feshine karar verildiği gün SGK’ya başvurarak aynı gün emeklilik gerekçesiyle iş akdini sonlandırdığını bildiren ihtarnameyi tebliğe çıkarması da sonuca etkili değildir.
    Yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçeyle kıdem tazminatının kabulü bozmayı gerektirmiştir.
    F) SONUÇ:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi