22. Hukuk Dairesi 2012/14330 E. , 2013/5416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, kötüniyet, ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram genel tatili, hafta tatili, ikramiye, sosyal yardımı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin süre bitiminden önce işverence kötüniyetli olarak fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin erken feshedilmesinden doğan ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı, sosyal yardım alacağı ve kötüniyet tazminatının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili; iş sözleşmesinin işverence haklı olarak feshedildiğini, davacının alacaklarının ödendiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenin iş sözleşmesini haksız nedenle feshettiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının iş sözleşmesinin işin niteliği gereği belirsiz süreli olduğunun kabul edilerek, sözleşmeye ilişkin talebin reddi gerektiği, feshin kötüniyetle yapıldığının ıspatlanamadığı, fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ikramiye, sosyal alacaklar ve yıllık izin ücreti alacağı yönünden Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tesbit edilen fazla çalışma süresinin neye göre belirlendiği açıklanmamış, günlük ve haftalık kaç saat fazla çalışma yapıldığı, fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediği hususlarının belirtilmediği anlaşılmış olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, genel tatillerde yapılan çalışma süresinin ve hafta tatili çalışma süresinin neye göre belirlendiği, ücretlerinin ödenip ödenmediği hususları ile genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalışma yapılan sürelerin açıklanmadığı, işyeri kayıtlarına göre yılda iki defa ikramiye ödendiği kabul edilerek, ödenmeyen 1.110,58 TL ikramiye alacağı bulunduğu belirtilmiş ise de, ikramiye alacağının hangi döneme ilişkin olduğunun ve yine işyeri kayıtlarına göre belirlenen sosyal yardım alacağının hangi döneme ilişkin olduğunun açıklanmadığı, hak kazanılan yıllık izin süresinin ne kadar olduğu, yıllık izinlerin kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne kadar süresinin kullanıldığı, ücretlerinin ödenip ödenmediği hususlarının tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.