9. Hukuk Dairesi 2015/9081 E. , 2018/1767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31/01/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 09/12/2002 tarihinde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, fiilen ve kesintisiz olarak 27/02/2012 tarihine kadar çalıştığını, en son 1.190,00 TL çıplak net ücret aldığını, defalarca maaşının arttırılmasını talep eden müvekkiline olumsuz cevap verilmesi üzerine müvekkilinin bu defa işten ayrılırsa kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceğini sorduğunu, şube müdürünün 3600 gün prim ödemeyi doldurduğu için ayrıldığı anda ödenir denmesi üzerine güvenip istifa ve kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin dilekçe verdiğini, ancak daha sonra talebinin reddedildiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının kendi işyerini kurmak için amacı ile işten ayrıldığını, işten ayrıldıktan 5 gün sonra oto yıkama işyeri açtığını, davacının işten ayrılırken verdiği dilekçede emeklilik nedeni ile işten ayrıldığını belirtmediğini, istifa ederek işten ayrıldığını dolayısı ile kıdem tazminatına hak kazanmadığı savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, "Davacının işyeri kayıtları getirtilmiştir. Davacının kendi işini kurmak amacıyla işten ayrıldığını davalı tarafın beyan etmesi üzerine ... Belediyesinden ve Vergi Dairesinden davacıya ait kayıtlar getirtilerek incelenmiştir. Davacı 29/02/2012 tarihinde davalı işyerine dilekçe sunmuştur. ... Belediye Başkanlığından gelen yazı cevabında; işyeri ruhsatı için 28/03/2012 tarihli dilekçe ile 29/03/2012 tarihinde başvurduğu, dosyaya sunulan kira sözleşmesinde davacının 04/03/2012 tarihinde .... .... Mahallesindeki işyerine kiraladığı, ... Vergi Dairesinin 23/08/2013 tarihli yazısına göre davacının söz konusu işyerini 06/03/2012 tarihinde açarak işe başladığı, 31/07/2013 tarihi itibariyle de terkettiği anlaşılmaktadır.
Davacı davalı işyerinde 09/02/2002 tarihinden 27/02/2012 tarihine kadar çalışmıştır. SGK kayıtlarından davacının fesih tarihi itibariyle 3600 gün prim gün sayısının olduğu, 15 yıllık sigortalılık süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davacının 10 yıla yakın kıdemi nedeniyle hak kazandığı, tazminattan feragat ederek hiçbir sebep yokken istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşıldığından davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır.
4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir.
Davacının, 4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (5) numaralı bent gereğince kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için, iş sözleşmesinin işçi tarafından emeklilik nedeniyle feshedilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, yaş hariç diğer koşulları taşıdığını ve emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini sonlandırdığını iddia etmiştir. Davalı ise davacının kendi işyerini açmak üzere istifa ettiğini, istifa dilekçesinde emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini sonlandırdığından bahsetmediğini, savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini sonlandırdıktan sonra kendi işyerini açtığı, işyeri ruhsatı başvurusu, kira sözleşmesi gibi işlemlerin tamamını yine davalı ile olan iş sözleşmesi sona erdirdikten sonra gerçekleştirdiği ve davacının fesih tarihi itibariyle 3600 gün prim gün sayısının olduğu, 15 yıllık sigortalılık süresinin dolduğu, 10 yıla yakın kıdemi nedeniyle hak kazandığı tazminattan feragat ederek hiçbir sebep yokken istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı yargılama sırasında, davacının işten ayrılırken yapılan mülakatta işyeri kurmak amacı ile ayrıldığını beyan ettiğini savunmuştur. Delil listesinde de bu delile açıkça dayandığı tespit edilmiştir. Söz konusu belge dosya içerisinde yer almamakta olup, bu belge getirtilerek davacının kendi el yazısı ile yazdığı veya imzası ile tasdik ettiği bir beyanının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının, davalı bankanın özel sandığının sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalı Bankanın emekli sandığına emeklilik için başvuruda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise hangi tarihte başvurduğu; yine SGK"ya bir başvurusunun olup olmadığı, olmuş ise yine hangi tarihte başvurduğu araştırılarak ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.