Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1207
Karar No: 2019/5166
Karar Tarihi: 29.05.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/1207 Esas 2019/5166 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2019/1207 E.  ,  2019/5166 K.

    "İçtihat Metni"

    Davacı ... ile davalı Fam Otomotiv Makina Teks. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. aralarındaki itirazın iptali davasına dair İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26/10/2015 günlü ve 2013/416 E. - 2015/448 K. sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 19/09/2018 günlü ve 2017/5298 E. - ... K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, davalı ile aralarında 05.01.2003 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının 19.01.2006 tarihinde kiralananı haber vermeksizin tahliye ettiğini, davalı aleyhine ödenmeyen kira bedellerine dayalı başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %40"ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ... İcra Müdürlüğü"nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine konu 2003 yılı Eylül ayı, 2006 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin kira parasına yönelik itirazın iptaline, gecikme cezasına yönelik itirazın iptali isteminin reddine dair verilen hükmün davacı ve davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi"nin 18.04.2011 tarih, 2011/376 Esas, 2011/4880 Karar sayılı ilamı ile, "....Davacı icra takibinde geç ödemeden kaynaklanan kira bedeline takip tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan %10 üzerinden hesaplanan gecikme cezasının da tahsilini istemiştir. Bu durumda geç ödenen kira bedeline sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezası oranında hesaplanan miktar üzerinden de itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Yargıtay aşamasından geçip sonuçlandığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dayanak sözleşmedeki cezai şart uyma doğrultusunda takip talebindeki talebe bağlılık ilkesi gereği toplam 22.500 USD gecikme cezası açısından talebin kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline dair verilen hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, ikinci kez Yargıtay 6. Hukuk Dairesi"nin 02.04.2013 tarih, 2012/12695 Esas 2013/5891 Karar sayılı ilamı ile "...Bozma ilamından sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun kamu düzenine ilişkin 88 ve 120. Maddelerinin önceki bozma ilamına uyulmakla, davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakka istisna teşkil ettiği açıktır. Bu durumda Mahkemece yasal düzenlemeler çerçevesinde inceleme yapılıp karar verilmesi gerektiğinden, aylık %10 akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece," ...Her iki yanın dayanağı sözleşmedeki cezai şart uyulan Yargıtay bozma ilamı, 6098 sayılı TBK "nun 88 ve 120. maddeleri ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek toplam 1.542.01 USD gecikme cezası açısından icra takibine itirazın iptaline takibin devamına dair verilen hüküm , her iki tarafın temyizi üzerine Dairemizin 19.09.2018 tarih ve 2017/5298 E. 2018/8699 K sayılı ilamı ile ; Davacının temyiz itirazlarının reddine , davalının vekalet ücreti ve faize hasren yapmış olduğu temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiş , bozma ilamına karşı davacı vekili süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair düzeltme istemleri yerinde değildir.
    2-Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 05.01.2003 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamakta olup sözleşmenin özel şartlar bölümünün 10. maddesinde kira parasının aylık 1.800 USD olduğu ve her ayın birinci günü peşin olarak kiraya verenin bankadaki hesabına yatırılacağı, herhangi bir aya ait kira parasının zamanında ödenmemesi halinde müteakip bütün aylara ait kira paraları muaccel olup takip edileceği ve her ay için % 10 gecikme cezası ekleneceği düzenlemesi yer almaktadır. 04.06.2008 tarihinde açılan işbu dava ,05.01.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olan davalının, tahliyenin gerçekleştiği 19.01.2006 tarihine kadar ödenmeyen Eylül/2003, Ağustos/2005 ile Ocak, Şubat ve Mart/2006 aylarına ilişkin yoksun kalınan olmak üzere 9.000 USD kira parası ve sözleşmenin 10.maddesine göre aylık %10 üzerinden 22.500 USD gecikme cezasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
    Bir tarafın, dava açıldığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü veya yeni bir içtihadı birleştirme kararı gereğince davada haksız çıkmış olması halinde, yargılama giderlerine mahkum edilemeyeceği kuşkusuzdur.
    Burada önemle vurgulanmalıdır ki, bir kimseye diğer tarafın dava giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin diğer tarafın gider yapmasına haksız olarak sebebiyet vermiş olmasıdır. İşte bu nedenledir ki, dava açıldığı anda haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması olanaklı değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 18.11.2009 günlü ve 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında da aynı ilkeye yer verilmiştir.)
    Somut olayda; Tüm dosya kapsamından davacının, davanın açıldığı 04.06.2008 tarihinde yürürlükte bulunan yasa ve mevzuat hükümleri gereğince gecikme tazminatına yönelik talebinde mahkemece reddedilen kısma ilişkin dahi haklı olduğu anlaşıldığından davacı aleyhine vekalet ücreti verilmemesi gerekmektedir.
    Açıklanan nedenle mahkemenin davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekirken bozma ilamının ikinci bendinde zuhulen davalı lehine reddedilen işlemiş faiz tutarı yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği bu seferki yapılan incelemede anlaşılmakla davacının işbu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19/09/2018 gün ve 2017/5928 Esas- 2018/8699 Karar sayılı ilamında yer alan (2) no"lu bendin kaldırılarak, hükmün bozma ilamında (3) no"lu bentte açıklanan diğer gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 29/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi