20. Hukuk Dairesi 2018/490 E. , 2018/2155 K.
"İçtihat Metni".....
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 05/12/2017 gün ve 2017/565 E. - 2017/10104 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 15/04/2015 havale tarihli dava dilekçesi ile ......4977 parsel sayılı taşınmaz hakkında, Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucunda, ..... Hukuk Mahkemesinin 2008/130-372 E.K. sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline karar verildiğini, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumlu olduğunun düzenlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra 08/02/2016 tarihli, harçlandırılmış ıslah dilekçesiyle dava değerini 401.352,22 TL olarak ıslah etmiş ve tamamına tapu iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 401.352,20 TL"nin tapu iptal kararının kesinleştiği 23/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle Dairenin 05/12/2017 tarih 2017/565 E – 10104 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, davalı Hazine tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesine göre açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kurulan hüküm usul ve kanuna aykırıdır. Dosya kapsamından; tazminat istemine dayanak yapılan ..... mevkii 4977 parsel sayılı taşınmaz arazi kadastrosu sırasında 1138 parsel sayısı ile tespit ve tescil edilen taşınmazın 11.12.1990 tarihinde “hükmen ifraz-taksim” nedenine dayalı olarak 3450 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile ... ..... adına tescil edildiği, daha sonra satışlar görerek en son 02.10.2001 tarihinde davacı adına satış ile tescil edildiği, Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucu ...... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/130 E. - 2008/372 K. sayılı ilamı ile taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla tesciline karar verildiği, bu ilamın 23/06/2009 tarihinde kesinleştiği, daha sonra eldeki davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı). Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının
-2-
2018/490 - 2155
belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir. 4721 sayılı TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istekli davaların kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle tapusu iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin zararı oluşacaktır. Dolayısıyla bu tür bir dava, taşınmazların mülkiyetlerinin yitirilmesine ilişkin iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihten sonra açılabileceğinden, mülkiyetin kaybedildiği tarih itibariyle de taşınmazların değerinin tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Zararın meydana geldiği tarihe göre, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza tapu iptal kararının kesinleştiği tarih olan 23/06/2009 tarihi verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, 2014 yılı resmi verilerine göre tespit edilen metrekare birim fiyatına endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri nedeni ile %450 oranında objektif değer artışı uygulanmasına rağmen şehir haritası üzerinde taşınmazın konumunu gösteren bilirkişi raporu alınmak sureti ile bu değer artışı oranının yüksek olup olmadığı, taşınmazın imar parsellerine yakın olup olmadığı denetlenmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir
O halde mahkemece, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda, net gelir yöntemine göre ve tapu iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibarıyla taşınmazda meydana gelen gerçek zarar miktarı belirlenmeli, değerlendirme tarihi olan tapu iptal kararının kesinleştiği 2009 yılına ait ürün maliyet ve verim cetvelleri de ilçe tarım müdürlüğünden getirtilerek ve bilirkişilerden uygulanacak objektif değer artışını gerekçelendirdikleri, taşınmazın konumunu ve çevresindeki yakın imar parsellerini de gösterecekleri kroki hazırlamaları istenerek raporu denetleme imkanı sağlanmalı ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu nedenlerle, Dairenin onama kararının kaldırılarak yukarıda belirtildiği şekilde yeniden uygulama ve araştırma yapılmasına yönelik olarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairenin 05/12/2017 gün 2017/565 - 2017/10104 E.K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 01/03/2016 gün ve 2015/179 - 2016/110 E.K. sayılı kararının BOZULMASINA 22/03/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.