22. Hukuk Dairesi 2013/4150 E. , 2013/4805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iş sözleşmesinin daha önce uyarılmış olmasına rağmen görevini gereği gibi yapmaması, şarküteri reyonundan aldığı ürünlerin bedelini ödememesi gerekçeleriyle haklı sebeple feshedildiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının fesih konusu yapılan olaylarla ilgili daha önceden uyarılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalı işyerinde çalışan işçilerin şarküteri bölümünden aldıkları ürünlerin bedelini kendilerinin ödemesi gerektiği halde, olay günü davacının şarküteri bölümünden aldığı ürünleri kasadan geçirmeden yemekhaneye gittiği iki tarafın da kabulündedir. Davacı, şarküteri bölümünde çalışan görevlinin meşgul olması sebebiyle ürünleri tarttıramadığını, yedikten sonra tarttıracağını iddia etmektedir. Davacı tanığı, davacıya barkodu sonradan okutturabileceklerini kendisinin söylediğini beyan etmiş ise de, aynı işyerinde çalışan davalı tanıkları alınan beyanlarında davacının aldığı ürünlerin üzerinde barkod olmadığını beyan etmişlerdir. Tartımı yapılmayan ve üzerine barkod yapıştırılmayan ürünlerin yenildikten sonra kasadan geçirilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca davacı ile işveren arasında iş sözleşmesinin temelini oluşturan güven ilişkisi sarsıldığından objektif iyi niyet kurallarına göre işverenden artık işçiyi çalıştırması beklenmemelidir. Öte yandan davacının geçmişte de, mağaza önünde sigara içmesi, işe geç gelmesi, çalıştığı manav bölümünde çürümüş meyve sebze bulundurması eylemleri sebebiyle hakkında tutanaklar tutulduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Her ne kadar mahkemece, tutanakların iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini ispatlamaya yetmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tutanakta imzası bulunan davalı tanıkları duruşmada alınan beyanlarında tutanakların içeriğini doğrulamışlardır. Davacının bu şekilde yaptığı eylemleri ve kusurlu davranışlarının işyeri disiplinine aykırı olduğu, işyerinde olumsuzluklara yol açtığı açıktır. Fesih bildiriminde açıklanan eylemlerinden dolayı haklı fesih sebebi oluşmasa dahi, davacının geçmişteki davranışları da dikkate alındığında işverenden normal şartlarda davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Açıklanan sebeplerle, işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı İş Kanunu"nun 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 140,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 07.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.