Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/566
Karar No: 2022/3823
Karar Tarihi: 17.03.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/566 Esas 2022/3823 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme Kararı özet olarak şöyledir: Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı ... şirketinin hak sahiplerine ödeme yaptığına dair belgede isimlerinin bulunmaması ve vekilin de hak sahiplerinin vekili olduğuna dair kaydın olmaması nedeniyle, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Temyiz edenlerin itirazları kabul edilerek hüküm bozulmuştur.
1479 sayılı Kanunun 63. maddesi, üçüncü kişilerin suç sayılır hareketi ile 1479 sayılı Kanunda yazılı yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğması halinde, Kurum'un sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapacağını ancak yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu edeceğini düzenlemiştir. Üçüncü kişinin suç sayılır hareketi, Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmeli ve zararla üçüncü kişinin eylemi arasında uygun neden-sonuç bağlantısının varlığı gerekmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2022/566 E.  ,  2022/3823 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    Dava rucüan tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma kararından sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1479 sayılı Kanunun 63. maddesine göre; “Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere (...) ve diğer sorumlulara rücu eder...” düzenlemesiyle, üçüncü kişinin sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için, “suç sayılır hareketi” ile yardımların yapılmasına neden olma koşulu öngörülmüştür. “Rücu edilebilmesi için üçüncü kişinin suç sayılır hareketinin, 1479 sayılı Kanunda yazılı yardımların yapılmasını gerektirecek nitelikte olması gerekmektedir... Kurumun yapmış olduğu yardımları sorumlulara rücu edebilmesini sağlayan üçüncü kişinin suç sayılır hareketi, Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla bu kavramın içine hem cürüm hem de kabahat suçları girmektedir...”(Levent Akın, Bağ-Kur Sigorta Yardımları, Alfa Basım Yayım Dağıtım, ... 1996, s.197) “Bu yön, zararla üçüncü kişinin eylemi arasında uygun neden-sonuç bağlantısının varlığını zorunlu kılmaktadır. Eğer böyle bir bağlantı yoksa, üçüncü kişinin yardımlardan sorumlu tutulması düşünülemez. Madde hükmünün öngördüğü “suç”la çerçevelenmiş sınırlı bir sorumluluk bulunduğu ortadadır.”(M. Çenberci, T. Uyar, Bağ-Kur Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, ... 1979, s.263)
    Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece her ne kadar hak sahiplerine ödeme yapıldığından bahisle davalı ... şirketi hakkında davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı ... şirketinin mahkemeye sunduğu, hak sahiplerine ödeme yapıldığı iddiasına dayanak belgelerde hak sahiplerinin isimlerinin bulunmadığı gibi, ödeme yapılan vekilin de hak sahiplerinin vekili olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı ... şirketinden davaya konu hak sahiplerine ödeme yapıldığına dair kayıtların veya dosyada hak sahiplerine ödeme yapıldığına dair sunulan belgelerde adı geçen vekilin, mirasçıların vekili olduğuna dair vekaletnamenin sorularak, anılan kayıtların mevcudiyeti halinde ödenen miktar ve poliçe limiti de, göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı Kurum vekili ile davalılar ..., ... ve ...’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 17.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi