Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/53
Karar No: 2022/4011
Karar Tarihi: 21.03.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/53 Esas 2022/4011 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2022/53 E.  ,  2022/4011 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    İlk DereceMahkemesi : ... 2. İş Mahkemesi


    Dava, 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın tespiti, yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili; davacının yaşamını ... Alanya ilçesi ispatlı köyünde sürdürmekte ve bir işverene bağlı olmaksızın kendine ait arazide yetiştirdiği tarım ürünlerini satarak geçimini sağladığını, ürünlerini ...Toptancı halinde sebze ve meyve komisyoncularına sattığını, ürünlerinden Bağkur prim tevkifatı yapıldığını, 01.01.1980 tarihinden beri Alanya Ziraat Odası üyesi bulunduğunu ,...Tarım ve Kredi Kop.253 nolu 01.01.1974 tarihinden beri üyesi bulunduğunu, ... Komisyoncusunun 29.04.2002 tarihli müstahsil faturası ile kuruma başvurmuş askerlik borçlanması yaparak hizmet süresinin dolması nedeniyle yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, hizmet sürelerinin ihya suretiyle kazandığını, borcu ödemek için banka kredisi kullanarak kurum hesabına yatırdığını, kurumun tüm borçlar ödendikten sonra tevkifatların prim kesintilerinin kurum hesabına yatmadığını tespit ederek aylık bağlama talebini reddettiğini, 01.05.2002 olan giriş tarihini 27.04.2011 olarak değiştirdiğini, prim yükümlülüğünün kesinti yapan kişiye ait olduğunu, 01.05.2002 tarihinde Tarım Bağkur sigortalısı olduğuna, tevkifat sorumlusu ...'ün primlerden sorumlu olduğuna, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekili 14.12.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, davacının 20.05.2015 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanması ve 20.05.2015 tarihinde itibaren hesaplanacak yaşlılık aylıkları ve işlemiş faizin tesbitinde ve toplam alacağını kurumdan tahsilini talep etmiştir.
    Davacı vekili son duruşmadaki beyanında, miktar olarak taleplerinin bulunmadığı, tespit hükmü kurulmasını talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak, 4 Seri Nolu Tebliğe göre Tevkifat kesintisi yapan komisyoncu ...’ün 2002/04-2002/05 dönemine ait tevkifat listelerinin ve banka dekontlarının kurum kayıtlarına intikal ettirmediğini, kurumca kendisinden istenmesine rağmen cevap vermediğini, bu nedenle davacının talebine cevap verilmediğini ve talebinin reddedildiğini, kaydının 27.04.2011 tarihinden itibaren devam ettiğini kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek ; davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... verdiği cevap dilekçesinde özet olarak: davacının aralıklı zamanlarda sebze verdiğini ve makbuz verildiğini kabul ettiğini, davacının 2002 tarihinden işyerini kapattığı 2009 tarihine kadar mallarla ilgili kesinti yapılıp yapılmadığını bilemediğini, evrak saklama süresi geçtiği için davacının zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    1-Davanın ... yönünden husumetten reddine,
    2-Davacının kurumca kabul edilen süreler dışında 01.05.2002-26.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile; 01.10.2018 tarihinden itibaren emekli aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmesi gereken aylıkların işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
    B-BAM KARARI
    Davacı ve davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı Kurum vekilince; Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiği, davacı adına kurum arşiv kayıtlarında yapılan araştırmada ... meyve sebze komisyoncusunun 2002/4, 2002/5 dönemlerine ait tevkifat listeleri ve banka dekontlarını kuruma intikal ettirmediğinin tespit edildiği, bu sebeple, davacının bağ-kur primlerini sattıkları ürün bedellerinden tevkifat suretiyle ödendiğini ispatlaması gerektiği, emeklilik için Yasanın aradığı şartların oluşmadığı belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacaklarının belirtildiği gözetildiğinde, Mahkemece, 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti için gerekli şartlar araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur.
    Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3. maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5. maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
    Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanunun 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanunun 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
    02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanunun 36. maddesi ve 4956 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanunun 53. maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2010 gün ve 2010/10-380 Esas - 2010/420 Karar numaralı ilamında da açıklandığı üzere, kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyete dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifat (prim kesintisi) yapılması durumunda zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen aybaşından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar ve devam eden yıllarda tevkifatlar var ise devam eden en son yılın sonuna kadar davacının sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, kamu kuruluşu niteliği taşımayan özel gerçek/tüzel kişilerce tevkifat gerçekleştirilmiş ise prim tutarının Kuruma aktarılması koşulu aranmaktadır.
    Dosyanın incelenmesinde; davacının 27.04.2017 de kuruma ulaşan dilekçe ile tevkifata istinaden geriye dönük tarım Bağ-Kur tescilini yapılmasını talep ettiği, dilekçe ile beraber 29.04.2002 ve 08.05.2002 Nisan 2002 tarihli, diğer davalının düzenlediği müstahsil makbuzlarını sunduğu, bu makbuzlarda Bağ-Kur kesintisinin yer aldığı, Kurumca davacının sigortalılığının 01.05.2002 tarihi itibariyle başlatıldığı, sonrasında yapılan kesintilerin Kurum hesabına intikal etmediğinin tespiti üzerine, Kurumca 01.05.2002 tarihli tescil işleminin iptal edilip, sigortalılığının 27.04.2011-11.05.2012, 01.06.2012-devam şeklinde düzenlendiği, 259 gün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığının mevcut olduğu, davacının Alanya Ziraat Oda kaydının 01.01.1980’den itibaren devam ettiği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yazısına göre 2004-2008 arasında Doğrudan gelir desteğinden yararlandığı, 2004,2005,2006,2007,2008,2015 yıllarında çiftçi kayıt sisteminde kayıtlı olduğu, Kurumun 08.08.2018 günlü yazısında davacının 01.05.2002-20.01.2015 arası zorunlu sigortalı olduğu varsayılması halinde 1 yıl 8 ay askerlik borçlanma bedeli ve 7043 sayılı Yasa kapsamında borçlanmanın yapılandırılması halinde 42.146,91-TL olduğunun bildirildiği, söz konusu tutarın davacı tarafından 11.09.2018 tarihinde kurum hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır.
    Eldeki davada, davacı adına diğer davalı ...’ün ...Komisyoncusu olarak yer aldığı, 29.04.2002, 08.05.2002 tarihli, bağkur kesintilerinin mevcut olduğu, müstahsil makbuzları nazara alındığında, Mahkemenin, davacının 01.05.2002-31.12.2002 tarih aralığındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti yönünden kabul kararı isabetli ise de; 31.12.2002 ile 27.04.2017 tarihleri arasında ki kabul eksik araştırmaya dayalıdır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, 01.05.2002-31.12.2002 tarih aralığındaki dönem yönünden davacının 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı, devamında yukarıdaki ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediği hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, devamında belirlenecek sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmelidir.
    Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi