11. Hukuk Dairesi 2016/7482 E. , 2018/1176 K.
"İçtihat Metni"....
Taraflar arasında görülen davada ...Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.03.2016 tarih ve 2015/1193-2016/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03-04.09.2009 tarihinde kullandığı 1.305.600 TL tutarındaki kredi için komisyon ve dosya masrafı adı altında tahsilat yapıldığını, bu tahsilatların kredi sözleşmesi ve Borçlar Kanununun 20, 25 ve 27. maddelerine aykırılık taşıdığını, genel işlem koşulları uyarınca alınan paranın iadesinin gerektiğini ileri sürerek şimdilik 1 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 02.02.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 9.500 TL"ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, kredi sözleşmesinde müvekkilinin her türlü masrafı isteyebileceğinin, davacının buna itiraz edemeyeceğinin kararlaştırıldığını, TTK"nın 20. maddesi uyarınca müvekkilinin gördüğü hizmet karşılığında ücret alabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olarak kabul edildiği, davacı aleyhine konan masraf kayıtlarının yazılmamış sayılacağı, bu masrafların davalı tarafından tahsilinin genel işlem şartlarına aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi kullandırılması esnasında kesilen komisyon bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Genel kredi sözleşmesi 2009 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 9.600 TL, kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle 03.09.2009 tarihinde tahsil edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un 1. maddesi uyarınca ""Türk Borçlar Kanunu"nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu"nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir."" Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK"nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme
-/-
niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin genel işlem şartlarına aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
07.03.2018 - S/C