
Esas No: 2022/745
Karar No: 2022/4417
Karar Tarihi: 28.03.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/745 Esas 2022/4417 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 15.07.1985 tarihi olarak tespit edilmesi için dava açtı. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti ve davacının 18/08/1992 tarihinde 1 gün süreyle günlük brüt asgari ücretten çalıştığının tespitine karar verdi. İstinaf mahkemesi davalı kurumun istinaf başvurusunu esastan reddetti. Ancak, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, sigortalılık başlangıç tarihlerinin tespitine yönelik davalarda çalışmanın varlığına ilişkin kanıtın hizmet tespiti davalarındaki yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanması gerektiğini belirtti. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin yanı sıra hizmet döküm cetvelleri, davacının imza ve yazı örnekleri gibi belgelerin de incelenmesi gerektiğine karar verildi. Kanun maddeleri: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 108. ve 79/10 maddeleri.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk DereceMahkemesi :... 27. İş Mahkemesi
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 15.07.1985 tarihi olarak tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının dava dışı 226886 sicil sayılı "... Taş" unvanlı işyerinde 18/08/1992 tarihinde 1 gün süreyle günlük brüt asgari ücretten 506 sayılı Yasaya tabi hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili; işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayıp fiili çalışmanın ispatlanması gerektiğini, kayıtlı çalışmanın ispatlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
Sigortalılığın tespitinde, yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de sigortalılığın kabulü açısından tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalıdır.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında işverenin kim olduğu, işyerinde ne iş yaptığı, başka çalışan olup olmadığı, idarecilerin kim olduğu, işyerinin nerede olduğu ve komşularının kimler olduğunun davacıya sorulup açıklattırılması gerektiği, ayrıca tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve Kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409- 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)
Dosya kapsamına göre, 18.08.1992 işe giriş tarihli bildirgesinin 15.09.1992 varide tarihi ile kuruma verildiği, işyerinin döviz alım satım işyeri olduğu, işyerinin 15.08.1992-15.07.1996 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu ancak bordro verilmediği, işyerinden 1993 yılı ve sonrasında bildirimi bulunan bordro tanığı dinlenerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacıdan kimlerle birlikte çalıştığı, çalıştığı dönemde varsa komşu işyeri sahipleri ile bu işyerinde çalışan bordrolu çalışanlar olup olmadığı açıklattırılarak davacının iddiasını somutlaştırması sağlanmalı, davacının birlikte çalıştığı kişiler tespit edildikten sonra tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurularak, hizmet döküm cetvelleri getirtilip beyanları denetlenmeli, tüm bu araştırmalara rağmen beyanına başvurulacak hiçbir tanığın tespit edilememesi halinde, davalı Kurumdan davacı hakkında düzenlenen işe giriş bildirgesinin aslı ile davacının mukayeseye uygun imza örnekleri temin edilip, mahkeme huzurunda imza ve yazı örnekleri de alınarak 18.08.1992 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmak suretiyle aidiyeti saptanarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.