
Esas No: 2022/1774
Karar No: 2022/4572
Karar Tarihi: 30.03.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1774 Esas 2022/4572 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme kararı, yaşlılık aylığı ve itirazın iptali taleplerine ilişkin olarak verilmiştir. Davacı, Suudi Arabistan'da geçen hizmetlerine ilişkin belgenin sahteliği nedeniyle iptal edilen yaşlılık aylığının, Cidde Başkonsolosluğu yazısından hareketle yeniden bağlanmasını talep etmiş ve birleşen dava itirazın iptali ile takibin devamı istemiyle açılmıştır. İlk derece mahkemesi asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar vermiş, istinaf başvurusunu reddeden bölge adliye mahkemesi kararının temyizen incelenmesi sonucu, eksik incelemeye dayalı bir karar verildiği gerekçesiyle bozulması gerektiği belirtilmiştir. Kanun maddeleri ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 ve 373/1'dir.
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2021/1338-2021/2007
İlk Derece
Mahkemesi : Adana 2. İş Mahkemesi
No : 2018/405-2021/20
Asıl dava yaşlılık aylığı, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı; asıl dava davacı vekili tarafından, istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, asıl dava davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Asıl dava davacı vekili, Suudi Arabistan’da geçen hizmetlerine ilişkin belgenin sahteliği nedeni ile iptal edilen yaşlılık aylığının, Cidde Başkonsolosluğu yazısından hareketle yeniden bağlanmasını talep etmiştir.
Birleşen dava davacı vekili, davalının itirazının iptali ile takibin devamı istemi ile; davalının, kendisine yapılan 19.042,92 TL yersiz ödeme ve işlemiş 2.371,19 TL faizden sorumlu olduğunu belirtmiştir.
II-CEVAP
Asıl dava davalısı SGK vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; sunulan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine dair karar, verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davada ise, davanın kabulü ile davacı borçlu ...'nın itirazının iptaline, takibin 19.042,92 TL. asıl ve 2.371,19 TL. üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatının da ... 'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, Adana 2. İş Mahkemesi'nden verilen 14.01.2021 tarih, 2018/405 Esas ve 2021/2007 Karar sayılı kararına yönelik; asıl dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Asıl dava davacı vekili, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Eldeki davada, davacı Riyad Büyükelçiliği'nin 02.06.2011 tarih ve 4968 sayılı hizmet belgesine istinaden; 04.07.1979-11.10.1990 tarihleri arasındaki 4.058 günlük hizmet süresini 3201 sayılı Yasa gereği 3100 günlük borçlanma yapmış olup, söz konusu belgenin sahteliği nedeniyle iptali sonucu, davacıya 21.11.2011 tarihli tahsis başvurusu doğrultusunda 01.12.2011 tarihinden itibaren bağlanan aylıkların iptali ile yapılan ödemelerin yersiz ödeme olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsmaından, davacının Riyad Büyükelçiliği’nin 02.06.2011 tarih ve 4968 sayılı hizmet belgesinde belirtilen 04.07.1979-11.10.1990 tarihleri arasındaki 4.058 günlük hizmet süresini 3201 sayılı Yasa gereği borçlanmış ve 3100 güne tekabül eden borcu ödemiş olup, davacının 21.11.2011 tarihli yaşlılık aylığı tahsis başvurusuna istinaden, 3100 günü yurtdışı ve 526 günü yurtiçi hizmet olmak üzere 3626 prim günü üzerinden, 14.05.2012 onay tarihli aylık bağlama kararı ile 01.12.2011 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlanmıştır. Riyad Büyükelçiliği’nin 21.11.2012 günlü yazısı ile; 02.06.2011 tarih ve 4968 sayılı yazının, Alaplı doğumlu ... adına düzenlendiği ve ...'ın 13.01.1994-18.05.2011 çalışmalarına yönelik olduğu belirtilmiş olup, kurum buna istinaden aylıkları durdurmuş ve davacı adına 19.042,92 TL. borç tahakkuk edilerek yersiz ödeme çıkarılmıştır.
Davacı ikinci defa kuruma, Cidde Başkonsolosluğunun Çalışma Ateşeliği’nin 05.09.2013 tarihli yazılarında davacının Suudi Arabistanda Suudi işverenler nezdindeki çalışmalarının 14.12.1979-17.12.1980 ve 16.03.1981-06.10.1988 tarihleri arasında olduğunu belirterek; 19.12.2013 tarihinde 3201 sayılı Yasa gereği borçlanma başvurusunda bulunmuş ve 14.12.1979-17.12.1980 arası 364 gün ve 16.03.1981-06.10.1988 tarihleri arasındaki 2721 Günlük hizmet süresi talep etmiştir. Kendisine bu talebine istinaden; 33.614,16 TL borçlanma bedeli tahakkuk ettirilmiş ancak davacı tarafından, iş bu bedel ödenmemiştir. Öte yandan, 20.06.2014 Tarih ve 8654492 sayılı İç Yazışması ile kurumun, 21.11.2011 tarihinde ödediği 27.685,00Tl. primlerin davacıya iadesi konusunda, mali hizmetler sosyal hizmetler sosyal güvenlik merkezi gider servisine, dosyanın havalesi istenildiği; söz konusu borçlanma priminin davacıya iadesine ilişkin evrakın olmadığı, anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen dosya kapsamına göre; mahkemece yapılması gereken iş, davacının kuruma borçlanma talebi ile ilk başvurusunda ödediği 27.685,00 TL’nin ikinci başvurusundaki borçlanma döneminin primlerini karşılayıp karşılamadığı; şayet karşılamıyorsa bu döneme ilişkin eksik primlerin ödenmesinin sağlanarak; davacının ilk tahsis başvuru tarihinden itibaren aylığa hak kazanacağı anlaşılmakla; eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, asıl dava davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.