3. Hukuk Dairesi 2017/8404 E. , 2019/4975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalıya yedi adet daireyi bir yıl süre ile kiraya verdiğini, sözleşmede tahliye şartlarının belirlendiğini, davalının tahliyeden en az iki ay önce ihtarname göndererek tahliyeyi bildirmesi gerektiğini ancak davalının tahliyeden sonra ihtarname gönderdiğini, kış ayında kiracı bulmak zor olduğundan sözleşme sonuna kadar ödenmesi gereken kira bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekeçesinde özetle; davacı tarafın temizlik ve bakım gibi işlemleri yerine getirmediğini, bunları davacıya bildirmelerine rağmen ilgilenmediğini, 2012 yılına kadar şirket yetkililerinin bunları yerine getirdiğini, hırsızlık olaylarının arttığını, davacının kendi kusuruyla tahliyeye neden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının kiralananı kira süresi sona ermeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, tahliyeden sonra kiralananın yeniden kiraya verilebileceği süre olan 6 ay boyunca kira sözleşmesinden doğan borçlarının devam edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi, davaya konu maddi olguların mahkemece ne şekilde nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar ve dolayısıyla maddi olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız bulunduklarını anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay"ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntıları ile ortaya koyan, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek bir açıklık
taşıyan gerekçe bölümünün bulunmasına bağlıdır. Bütün mahkemelerin, her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasını öngören Anayasanın 141/3. maddesi ile ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297.maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Gerekçe, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır. HMK’nın 297. maddesi ile kapsamı belirtilen hükmün açık ve net olması, gerekçenin de anlaşılabilir, yeterli ve denetlenebilir olması gerekir. Gerekçe içerisinde ve gerekçe ile hüküm arasında sonuca etkili uygunsuzluklar bulunmamalıdır.
Somut olayda, davacı tarafça kira döneminin sonuna kadar olan kira bedellerinin tahsili talep edilmiş, mahkemece ise bilirkişi raporu ile kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği sürenin 6 ay olduğu belirlenmiş ve gerekçede davanın tam kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece kiralananın tahliye edildiği tarih belirlenmemiştir. Aylık kira bedeli bakımından davacının talebi yıllık kira bedelinin ödenmeyen kısmının tamamı olan 24.650 TL iken ve mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm 2.975 TL üzerinden kurulmuş ve davacı lehine bu miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretine hükmedilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmış, Yargıtay denetimine de elverişli olmayacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.Mahkemece; gerekçe ile hükmün birbirine uyumlu olduğu, yeterli, açık, denetlenebilir bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiş ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.