
Esas No: 2022/2609
Karar No: 2022/4692
Karar Tarihi: 30.03.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2609 Esas 2022/4692 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, davacının 1479 sayılı esnaf Bağ-Kur sigortalılığı tespiti ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması isteğini içeren davasında, ilk derece mahkemesinin verdiği kararı kısmen kabul etmiştir. Ancak, davalı Kurum vekilinin temyiz başvurusu sonrası yapılan incelemede, davacının Bağ-Kur sicil numarası üzerinden yapılan prim ödemelerinin kendisine ait olup olmadığına dair detaylı araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1479 sayılı esnaf Bağ-Kur sigortalılığı tespiti ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunulduğu kararda, bahsi geçen kanun maddeleri şu şekildedir:
- 1479 sayılı Yasa
- 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi
- 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-f bendi
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk DereceMahkemesi : ... 1. İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin 02.06.1992-12.01.1996 tarihleri arası ödediği primler dikkate alınarak bu dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması ve 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesi kapsamındaki sigortalılık üzerinden 01.04.2016 tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescilinin bulunmadığını ve geçmişe dönük Bağ-Kur sigortalılık tespitine yasal olanak bulunmadığını; 01.10.1982-31.12.2015 tarihleri arası dönem 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesi kapsamındaki sigortalı gün sayısının ise 5150 günün altında kalması nedeniyle, 04.01.2016 tarihli aylık başvurusunun reddedildiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Mahkemece yapılan yargılama sonunda "davanın kısmen kabulü ile; ... T.C.Kimlik nolu ...’ın vergi mükellefiyeti ve ...Bağ nosu ile yapmış olduğu prim ödemeleri nazara alınarak, 02/06/1992 – 23/08/1994 ve 26/08/1994 – 12/01/1996 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
Davacının yargılama sürecinde vergi kaydına dayalı olarak ödediği primlerin karşıladığı sürenin 30/05/1995 tarihine kadar olduğu anlaşılmakla ve 01/06/1995 – 12/01/1996 tarihleri arası dönemin primlerinin ferileri ile birlikte mahkememizce tayin edilen tevdi mahalline ödendiği gözetilerek; 02/06/1992 – 23/08/1994 ve 26/08/1994 – 12/01/1996 tarihleri arasındaki 3 yıl, 7 ay, 7 gün (1297 gün) 1479 sayılı Yasa kapsamında esnaf Bağ-Kur sigortalılığı ve temin edilen en son hizmet döküm cetveline göre sigortalılık başlangıcının 506 sayılı Yasanın 60/G bendine göre 18 yaşını doldurduğu 07/06/1985 tarihi olduğu, 18 yaşından önceki çalışmaların prim gün sayısına eklenmek suretiyle 01/10/1982 – 15/09/2018 tarihleri arası dönemde 4029 günlük SSK sigortalılığı olmak üzere toplam 5326 günlük hizmeti üzerinden 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-f bendine göre, primin ödendiği tarihi takip eden 01/04/2019 tarihinden itibaren 4/a kapsamında emekli aylığına hak kazandığının tespitine,
Davacının tahsis talep tarihinde tahsis koşulları oluşmadığından, tahsis talep tarihi itibarıyla aylığa hak kazandığının tespitine yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine," karar verilmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, Kurum kayıtlarının sağlıksız ve hatalı olması sebebiyle müvekkilinin borçlu olup olmadığının belirlenemediğini, müvekkilinin kendi eyleminden kaynaklanmayan bir borç ve gecikmeden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, davacının müvekkili Kurum nezdinde 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur tescilinin mevcut olmadığını, verilen kararın 1479 sayılı Yasaya 24/07/2003 tarih ve 4956 sayılı Yasanın 47. maddesi ile eklenen geçici 18. madde hükümlerine ve 2016/20 sayılı genelge ile getirilen düzenlemeye aykırı bulunduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasa'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
02.06.1992-23.08.1994 ve 26.08.1994-12.01.1996 tarihleri arası dönemde fırıncılık faaliyeti nedeniyle vergi kaydı bulunan davacının, 506 sayılı Yasa kapsamındaki tescilinin 01.10.1982 tarihi itibariyle gerçekleşmiş olmasına karşın, Kurum kayıtlarında 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil kaydının bulunmadığı; ancak, ...sicil numarasıyla 31.08.1992-01.05.1995 tarihleri arası dönemde yapılan prim ödemeleri dikkate alınarak, 02.06.1992-12.01.1996 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti talep edildiği ,davalı Kurumdan 0571131478 Bağ-Kur numarasının kime ait olduğu ve ödenen primlerin herhangi bir sigortalıya maledilip maledilmediğinin sorulduğu,dosyaya gelen cevaplarda,... numaralı giriş bildirgesinin Bağ-Kur İl Müdürlüğü'ne teslimi yapılmadığı için sistemde kayıtlı olmadığı ve kime ait olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı, bahse konu numaraya yapılan ödemelerin bankadan yapıldığı,ödeme yapan kişi ya da makbuz bilgisi bulunmadığı ve ödemelerin sistemde görüldüğü, ... Bağ-Kur numarasına ödenen primlerin herhangi bir sigortalıya mal edilmediğinin bildirilmiş olduğu görülmektedir.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.
Şu halde yapılması gereken iş; ... Bağ-Kur no.sunun ve bu Bağ-Kur sicil numarası üzerinden yapılan prim ödemelerinin davacıya ait olup olmadığı yöntemince araştırılmalı,bu araştırma yapılırken Kurumdan davacı ile aynı isim soy isimli başkaca sigortalı olmadığı sorularak varsa sicil dosyaları istenmeli,İlgili esanaf ve sanatkarlar sicil müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasından davacının kaydının olup olmadığı araştırılmalı,prim ödemelerinin yapıldığı ilgili bankalardan da prim ödemelerinin kimin adına yapıldığı araştırılmalı,toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle Bağ-Kur sicil no.su ile bu sicil numarası üzerinden tapılan prim ödemelerinin kimin adına yapıldığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının tahsis koşulları da irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.