Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/2990
Karar No: 2022/4618
Karar Tarihi: 30.03.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2990 Esas 2022/4618 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, murislerinin ölüm aylığı bağlatmak için müracaat ettiğini ancak ödemelerin yanlış hesaplanarak kesildiğini ve sonrasında tekrar bağlandığını ancak iptal edilen ödemelerin geri istendiğini belirterek kurum işleminin iptalini ve borçlarının bulunmadığının tespitini istemişlerdir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş ancak borçlu oldukları miktarların belirlenmesi ve faiz ödemelerinin istenmesi konusunda eksiklikler olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bu kararın ardından yeniden yapılan yargılama sonucu mahkeme, davacıların borçlu olmadığı miktarı belirlemiş ancak sorumlu oldukları miktarların tespitini ve faiz ödemelerini göz ardı etmiştir. Bu nedenle, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi, kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanan ödemelerin, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamının ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde faizsiz olarak geri alınabileceğini ve yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra
10. Hukuk Dairesi         2022/2990 E.  ,  2022/4618 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi



    Dava, Kurum işleminin iptali ile borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekili yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın temyizen incelenmesi neticesinde dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince verilen karar tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. dair karar verilmiştir.
    I-İSTEM:
    Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların murisi ...'ın sigortalı olarak çalışmakta iken 27/03/2006 tarihinde vefat etmesi üzerine davacıların ölüm aylığı bağlanması için 18/04/2006 tarihinde kuruma müracaat ettiklerini, Kurumca, ...'ın 580 gün 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi ile 1530 gün 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresine göre 01/04/2006 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığını daha sonra murisin, 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetinin 780 gün olduğunun farkedilmesi üzerine ölüm aylıklarının kesildiğini, bunun üzerine davacıların askerlik borçlanması yaparak eksik kaldığı tespit edilen primlerin tamamlanması suretiyle, davacılara, 01.05.2017 tarihinde tekrar ölüm aylığının bağlandığını ancak Kurumca, iptal edilen ölüm aylığından dolayı 12/06/2017 tarihine kadar ödenen aylıklarının istendiğini belirterek, davalı kurum işleminin iptaline ve davacıların borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    II- CEVAP:
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisinin daha önce 1530 gün olarak bildirilen SSK hizmet süresinin 780 gün olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığının 11/04/2017 tarihli görüşüne istinaden söz konusu ölüm aylığının "kurum hatası" kapsamında iptal edildiğini, hak sahiplerinin askerlik borçlanmasını ödedikleri tarihi takip eden aybaşı itibariyle hak sahiplerine tekrar aylık bağlandığını, davacı hakkında yapılan işlemlerin kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III- MAHKEME KARARI:
    A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Mahkemece, ‘davanın kabulü ile; davacılara yersiz ödeme yapıldığına ilişkin kurum işleminin iptaline, yersiz ödenen aylıklar sebebiyle kurumca tahakkuk ettirilen davacı ...'ın 13.434,33 TL, davacı ...'ın 6.705,44 TL, davacı ...'ın 6.705,44 TL, davacı ...'ın 6.705,44 TL, davacı ...'ın 6.705,44 TL alacaktan dolayı davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitine’ dair karar verilmiştir.
    İSTİNAF SEBEPLERİ:
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kurum işleminin mevzuat hükümleri çerçevesinde yapıldığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
    TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı Kurum vekili aynı gerekçelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Kararının bozulması gerektiğini beyan etti.
    IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
    a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
    b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
    Dairemizce; davalı kurumun alacak hakkının kabulünün yerinde olduğu ancak bu alacağın kapsamının 5510 sayılı Yasanın 96’ncı maddesinin 1. fıkrasının ‘b’ bendi kapsamında değerlendirme yapılması gerekeceği gerekçeleriyle bozulmuş olup bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi ‘b’bendi kapsamında değerlendirilerek davacıların borçlu olmadığı miktarın belirlendiği ve yazılı şekilde hüküm tesis ettiği belirgindir. Mahkemenin alacağın kapsamını belirlemede 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesini esas alarak yapılan hesaplama yönteminin yerinde olduğu ancak davacıların borçlu olmadığı miktarın tespiti ile birlikte sorumlu oldukları miktarında kararda gösterilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi ayrıca, davacılara borç bildirim belgesinin21.07. 2017 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında mahkemenin ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte tahsili gerekeceği hususunun göz ardı edilmesi isabetsiz bulunmuştur.
    Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
    S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    1-Hükmün 1. fıkrasının devamına ‘ davacılar; ...’ın 8.034,90 TL, ...’ın 4.000,10 TL, ...’ın 4.000,41 TL, ...’ın 4.003,74 TL, ...’ın 3965,20Tl borcu olduklarının tespitine davacıların sorumlu oldukları miktar yönünden tebliğ tarihinden itibaren yirmi dört ay içinde yapılan ödemeler yönünden faizsiz, bu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olduklarının tespitine’ ibarelerinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi