Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/274
Karar No: 2022/4840
Karar Tarihi: 04.04.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/274 Esas 2022/4840 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine, ödenen yetim aylığı tutarının tahsili amacıyla davalı tarafın takibe itiraz ettiği dava, itirazın iptali istemiyle açılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilirken, davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İstinaf başvurusu esastan reddedilince, davacı temyiz istemiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesine dayalı olan dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşama durumunun ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kanunun 59/2. maddesi denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurların tutanaklarının yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceğini hükme bağlamıştır.
Mahkeme kararında, davalının kayıtlı olduğu adreslerde ve boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığına dair yeterli araştırmanın yapılmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılm
10. Hukuk Dairesi         2022/274 E.  ,  2022/4840 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    No : 2021/1643-2021/1470
    İlk Derece
    Mahkemesi : ... 21. İş Mahkemesi
    No : 2017/185-2018/693

    Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı Kurum vekili, yetim aylığı almaktayken boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine 21.10.2008 – 20.08.2016 tarihleri arasında ödenen 70.449,65 TL nin tahsili amacıyla ... 29. İcra Müdürlüğünün 2016/33486 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu belirterek, takibe yapılan itirazın iptali ile alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı vekili; davalı ... ile eski eşi ... boşanmadan sonra birlikte yaşamalarının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesince, davalı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadığına dair Kurum iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
    Davacı Kurum vekili; Medula kayıtlarından yapılan incelemelerde, davalının ... Vakıf Üniversitesi'nde 17.04.2013 ve 30.11.2015 tarihlerinde tedavi olurken boşandığı eşinin mernis adresini beyan ettiği,davalının eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığını ifade eden tutanak tanıklarının mahkeme huzurunda çelişkili ifadeler verdiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
    Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.
    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu nedenle Anayasanın 20'nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
    Somut olayda, mahkemece yapılan araştırma yeterli bulunmamıştır.
    Mahkemece,davalı ...’nın 01.03.2007 tarihinden beri kayıtlı olduğu, ... Sokak 68/1 Fatih/... adresinde ve boşandığı eşi ...’nın Mernis sisteminde kayıtlı tüm adreslerinde emniyet vasıtasıyla ayrıntılı araştırma yaptırılıp, apartmanda belirtilen dönemde ikamet etmiş komşularının, yönetici, kapıcı gibi kimselerin, çevre esnafın, mahalle muhtar ve azalarının tespit edilerek, davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığına dair tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı; ...’nın yersiz ödeme döneminde oturduğu apartman yönetiminden aidat ödemelerinin kim tarafından yapıldığı, toplantılara kimin katıldığı, ilgili dönem karar defterlerinde kayıt bulunup bulunmadığı araştırılmalı, her ne kadar Medula kayıtları istenerek davacı ve boşandığı eşinin hastanelere verdikleri bir kısım adres bilgileri incelenmişse de, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği, 17.04.2013 ve 30.11.2015 tarihli başvurulara dair bilginin dosya içinde bulunmadığı görüldüğünden ilgili tarihlerde hastane başvurularında beyan edilen adreslere ilişkin kayıtlar istenmeli, toplanan deliller değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34 Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi