
Esas No: 2021/11006
Karar No: 2022/4959
Karar Tarihi: 05.04.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/11006 Esas 2022/4959 Karar Sayılı İlamı
Özet:
İş kazası sonucu sigortalının ölümü nedeniyle açılan davada, mahkeme önceki hükümde yapılan yanlışlıkları düzelterek yeniden bir karar vermezken, Yargıtay'ın hükümdeki eksikliklerin giderilip yeniden karar verilmesi gerektiği yönündeki görüşüne uyulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme kararında mahkeme hükmünün kapsamıyla ilgili olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesi detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu maddeye göre, hükümler tarafların iddia ve savunmalarını, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmalarını ve değerlendirilmelerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuçları ve hukuki sebepleri şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermelidirler. Yargıtay kararında, mahkemenin önceki kararının bozulduğu ve hatalı bir şekilde kesinleşme şerhi verildiği belirtilmiştir. Mahkeme bu nedenle önceki hükümleri de dikkate alarak yeniden hüküm vermek zorundadır. Mahkeme kararı bu eksiklikler göz
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2018/226-2019/27
Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak davanın kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalılardan ... Taah. Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... avukatları tarafından duruşmalı olarak süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2021 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Davacı ve diğer davalılar adlarına da gelen olmadı. Tarafların yokluğunda duruşmaya başlanarak, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmaya son verilerek dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Eksiklik ikmal edidikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde:
“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.
Ayrıca Yargıtay'ca bozulan mahkeme kararı ortadan kalkar ve hukukî geçerliliğini yitirir. Bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde olmadığından, bu karara atıf yapılarak hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, bozulan karardaki gerekçeye atıf yapılması da yasal dayanaktan yoksundur (Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2011 tarihli ve 2011/11-344 E., 436 K.; 29.02.2012 tarihli ve 2011/9-754 E., 2012/102 K. sayılı kararları ile Dairemizin 15.01.2020 tarih ve 2019/6901 E- 2020/185 K sayılı ilamı da bu yöndedir)
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler ışığında mahkemece, bozma ilamı ile önceki hükmün ortadan kalktığı ve bozma dışı bırakılan hususların yeniden hüküm altına alınması gerektiği gözetilerek yeniden infaza elverişli karar verilmesi gerekirken; iş bu temyize konu kararda, mahkemenin 03.05.2016 tarihli bir önceki kararının (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.05.2018 tarih ve 2016/14802 E- 2018/4869 K sayılı ilamıyla sadece davacı eş ... lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının azlığı yönünden bozulduğu, diğer hüküm bentleri yönünden kararın kesinleştiğine işaretle kesinleşme şerhi verilmesi ve bu hüküm bentleri yönünden hüküm kurulmaması hatalı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, açıkça Yargıtay incelemesinden geçerek onanmasına karar verilmeyen hüküm kısımlarının, (hüküm fer’isi niteliğindeki) yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç yönünden de kesinleştiğinin kabul edilemeyecek olmasına göre; davacıların tazminat istemlerinin tamamı ile ilgili taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek yeniden hüküm altına alınması ve bu hüküm fıkraları ile bağlantılı (hüküm fer’ileri niteliğindeki) yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç miktarlarının da hükümde açıkça gösterilmesi suretiyle infazda tereddüte mahal bırakmayacak mahiyette açık bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan ... Taah. Yapı İnş.San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve bozma sebebine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İlk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz eden tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz eden davalılara iadesine, taraflar Dairemizde icra edilen duruşmaya katılmadığından lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 05.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.