5. Hukuk Dairesi 2015/25625 E. , 2016/11034 K.
"İçtihat Metni"
TARİHİ : 16/03/2012
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu arsa vasfındaki taşınmazın, kıyasi emsal kabul edilen taşınmazlardan, yüzölçümü olarak çok daha büyük, belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanma yönünden eşdeğerde ve Samsun-Sinop karayoluna da cepheli olduğu, sadece resmi kurum ve kuruluşlara, iş ve alışveriş merkezlerine başka bir gerekçe gösterilmeden biraz daha uzak olduğu belirtilerek, 203 ada 1 parsel sayılı emsalden 1,44 kat, 137 ada 11 parsel sayılı emsalden 1,72 kat, 688 parsel nolu emsalden 1,2 kat, 133 ada 11 parselden 2.20 kat ve 133 ada 12 parselden ise 1.35 kat değersiz olduğu açıklanarak re"sen m2 bedeli 60.00 TL olarak belirlediğinden rapor inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re"sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro
parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Alaçam Belediyesi’nden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede düzenleme ortaklık payının ne oranda uygulandığının sorulmaması,
3) Kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik durumu ve konumu dikkate alındığında bu kısımda değer azalışı olacağı düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4)Dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalılar adına bankaya bloke edilen miktarın, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
5)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 27.09.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.