(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2016/17431 E. , 2018/12627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile imzalanan protokol gereğince ... İlçesi’nde bulunan Harbiye İlköğretim Okulu’nun yıkılarak yerine bağış olarak 40 derslikli bodrum katları otopark olacak şekilde yeni okul yapılması ve otoparkın 10 yıl süre ile davalı ...’nin işletmeciliğine verileceği hususunda anlaşıldığını, otopark ücretlerinin üçer aylık kiralar halinde ödenmesi yönündeki protokolün İl Genel Meclisinin 07.02.2008 tarih ve 83 sayılı kararına göre düzenlendiğini ve ... Belediye Başkanlığınca da imzalanarak yürürlüğe girdiğini, otoparkın 1.6.2009 tarihinde işletmeye açıldığını, işletme bedeli talep edilmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hasılat kirasına ilişkin olduğundan bahisle Sulh Hukuk Mahkemeleri’ne görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yap-işlet-devret sözleşmesinden kaynaklanan otopark işletme bedeli kar payının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
3533 sayılı Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle idare edilen Daireler ve Belediyelerle sermayesi Devlete veya Belediyeye veya Hususi idarelere ait daire ve müesseseler arasındaki ihtilafların tahkim yolu ile halli hakkındaki kanunun 2570 sayılı Kanun ile değiştirilen 4.maddesinde “katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire veya müesseselerden biri ile, 2.maddede yazılı dairelerden birisi arasında çıkan uyuşmazlıklarda, bulunduğu yerin ve uyuşmazlık taşınmaza ilişkin ise o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumda olan daire veya müessesenin veya birden çok oldukları takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözülür” denilmektedir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz. Anılan yasanın gerekçesindeki sözlere ve bilimsel görüşlere göre; 3533 sayılı Yasanın kabul edilmesiyle gerçekleştirilmesi istenen amaç; bu kanun kapsamına giren idare ve müesseselerin aralarında çıkan uyuşmazlıkların, gerçek kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklardan farklı nitelikleri ve özellikleri bulunması, bu kuruluşların hukuk müşavirliklerine sahip olmaları nedeniyle işi kolaylıkla inceleyip az masrafla kısa zamanda uyuşmazlıkların sonuçlandırılması ve genel mahkemelerin işlerinin azaltılmasıdır. Nitekim, bir kısım hakemler tarafından verilen kararların kesin olması ve bir kısım kararların da ancak itirazının mümkün bulunması, gerçek amacının bu olduğunu belirlemektedir(Prof. Dr. Baki Kuru; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1991, Cilt;4, Sayfa; 3966)
Somut olayda tarafların anılan Kanun kapsamında bulunduğu açıktır. Keza, uyuşmazlığın adli yargının görev alanı içerisinde olduğunda da kuşku ve duraksama yoktur. Bu hali ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2570 sayılı Kanun ile değişik 4.maddesi gereğince “Hakem” sıfatı ile çözümlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, tarafların sıfatı ile 3533 sayılı Kanunun 1. ve 4.maddeleri hükümleri dikkate alınarak, uyuşmazlığın yüksek dereceli Asliye Hukuk Hakimi tarafından mecburi hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerekeceği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Sulh Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.