Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/9909 Esas 2016/190 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9909
Karar No: 2016/190
Karar Tarihi: 18.01.2016

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/9909 Esas 2016/190 Karar Sayılı İlamı

Özet:

Davacı banka, müşterisi ile imzaladığı kredi sözleşmelerinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını ve borçların ödenmemesi nedeniyle icra takibine başvurulduğunu ancak davalıların haksız itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu iddia ederek itirazların iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise tüm ödemelerin gününde ve eksiksiz olarak yapıldığını, bankanın muaccel bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, taraflar arasında yapılandırılmış borçlara ilişkin anlaşma yapıldığına dair deliller olduğunu ancak bankanın haksız yere hesap kat ettiğini ve kat tarihinden itibaren muaccel olan bir borç olmadığını, ayrıca hesap kat ihtarında kat sebebi hakkında açıklayıcı bilgi verilmediğini ve borcun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin de dikkate alınmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Ancak bilirkişi raporunda belirtilenler göz önünde bulundurulmadan verilen kararın hatalı olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur. Kararda geçen kanun maddeleri detaylı bir şekilde belirtilmemiş.
19. Hukuk Dairesi         2015/9909 E.  ,  2016/190 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin davalılarca müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borçlular tarafından sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hesap kat edilerek ihtarname gönderildiğini, akabinde alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar vekili, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamenin yeterli bilgi içermediğini, davacı banka ile varılan mutabakat gereği tüm ödemelerin gününde ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, bankanın muaccel bir alacağının olmadığını, ayrıca asıl borçlu ve müvekkilleri adına kullandırılan sahte kredilerden ve zimmete geçirilen mevduattan kaynaklanan alacaklarının da meri kredi riskinden takas ve mahsubunu talep ettiklerini savunarak davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasında borcun yapılandırılmasına ilişkin bir anlaşma yapıldığı, buna göre ödemeler düzenli olarak yapılmakta iken davacı bankanın kredi hesabını haksız yere kat ettiği, kat tarihi itibariyle muaccel olan bir borç bulunmadığı, bankanın hesabı kat yetkisini dilediği gibi kullanmasının mümkün olmadığı, ayrıca hesap kat ihtarında kat sebebi hakkında açıklayıcı bilgi verilmediği, ödeme için sadece bir gün verilmiş olmasının da dürüstlük kuralına ve güven ilkesine aykırı olduğu, borcun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin de dikkate alınmadığı, ayrıca davacı bankada sekiz yıl süren büyük çaplı bir suistimalin zamanında anlaşılıp önlenmemiş olmasında bankanın kusurlu olduğu, dava konusu icra takibine dayanak ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı ve kararın kesinleştiği, davacı bankaca usulsüz işlemler tespit edilmeden, ipotekle teminat altına alınmış ve henüz muaccel olmayan dava konusu krediye ilişkin icra işlemine girişilmesinin haklı görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Mahkemece alınan 08/12/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacı banka alacağının muaccel olduğu belirtilerek takip tarihi itibariyle alacak tutarı hesaplanmış, bunun yanında davalı kefillerin takas ve mahsup taleplerine konu usulsüz kredi kullanımı ve zimmet iddiaları ile ilgili olarak, davalılarca hangi tarihteki hangi işleme esas takas talepleri olduğunun somutlaştırılması ve buna göre banka kayıtlarının yerinde ve grafolojik olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi görüşünün aksi yönünde olacak şekilde, hukuki dayanak ve uygun gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, grafoloji uzmanının da yer aldığı bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı banka çalışanı hakkında açılan ceza davasının yeterince irdelenmemiş olması, ayrıca davacı bankanın harçtan muaf olmadığı gözetilmeden aleyhine harca hükmedilmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,18.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.