14. Ceza Dairesi 2017/10326 E. , 2018/1192 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.02.2018 tarihinde üye ..."ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Olay tarihinde 17 yaşında olan mağdurenin aşamalardaki uyumlu beyanlarına, onu doğrulayan müşteki annesinin anlatımlarına, sanığın ikrarına ve dosya kapsamına göre, mağdurenin lise öğrencisi olduğu, kırk üç yaşındaki sanığın ise mağdurenin okula gidip gelirken geçtiği cadde üzerinde elektrik malzemeleri satan iş yerinin bulunduğu, daha önceki geçişleri sırasında mağdureyi gözleriyle süzüp baktığı, mağdurenin bundan rahatsız olmasına rağmen annesini üzmemek ve babasının sanığı tanıması nedeniyle kötü niyeti olmama ihtimalini de düşünerek durumu ailesine bildirmediği, en son 09.05.2012 günü ise yine iş yerinin önünde geçmekte olan mağdureye bakar mısın dediği, mağdurenin durup efendim diye sorduğunda ise önce gittiği okulu ve sınıfını sorduğu, devamında içeri çağırıp "sen buradan hep gelip geçiyorsun, ben seni çok beğeniyorum, dikkatimi çekiyorsun, gözlerinin rengi yeşil, çok güzel, okulun bittikten sonra benimle evlenir misin, ben seninle evlenmek istiyorum" dediği, sanığın açıklamalarına şaşırıp rahatsız olan mağdurenin hemen dışarı çıktığı, sanığın arkasından seslenerek "tamam teşekkür ederim, bu olaylar aramızda kalsın" dediği, mağdurenin durumu annesine hemen telefonla ilettiği ve müteakiben polise müracaat ederek şikayetçi oldukları, sanığın ise aşamalarda özetle "mağdureyi tanıdığını, olaydan yaklaşık bir ay önce babasını telefonla arayarak kızını sevdiğini, izni olursa evlenmek istediğini bildirdiğini, babasının ise kızının okula gittiğini, şu an bunun mümkün olmadığını, okul bittikten sonra gerekirse tekrar görüşebileceklerini belirtiğini, olay günü ise iş yerine çağırıp onu beğendiğini ve evlenmek istediğini söylediğini " savunduğu anlaşılmış, yerel mahkemece açıklanan eylemin suç oluşturmayacağından bahisle sanığın beraatine hükmedilmiş, sayın çoğunluk tarafından da bu hüküm usul ve yasaya uygun görülerek onanmasına karar verilmiştir. Sabit görülen fiilin cinsel taciz suçunu oluşturduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak edilmemiştir. Uyuşmazlık eylemin suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi konusundadır. Şöyle ki;
Sanığın fiilinin cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığının doğru belirlenebilmesi için anılan suçun unsurlarının ortaya konup eyleme uygulanması gerekir.
Türk Ceza Kanununun "cinsel taciz" başlıklı 105. maddesi;
"1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.
2) Bu fiiller; hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim ilişkisinden ya da aile içi ilişkiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise, verilecek ceza bir yıldan az olamaz" şeklinde düzenlenmiş iken, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 61. maddesiyle;
"1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
2) Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
İşlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz" şeklinde değiştirilmiştir.
Madde de belirtilen tacizin sözlük anlamı "tedirgin etme, rahatsız etme veya sıkıntı verme" dir. Maddenin gerekçesinde ise cinsel taciz, " kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilebilir. Cinsle taciz, cinsel yönden ahlâk temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir" biçiminde ifade edilmiştir. Doktirinde yapılan tanımlara göre ise cinsel taciz " bir kişinin bir başkasını rızası olmadan sözle, gözleriyle veya bedeniyle, cinselliğini hedefleyerek rahatsız etmesi",
"bireylerin edep ve iffetlerine yönelik, rahatsız edici nitelikteki hareketlerde bulunması" ya da "mağdurda rahatsızlık yaratacak nitelikte yapılan her türlü cinsel davranıştır." Cinsel tacizin ne tür bir davranışla işlenebileceği hususunda yasalarda açıklık bulunmamakla birlikte, öğreti ve yargısal kararlarda bu suçun; mağduru hedef almış, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin ancak cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj ya da mektup gönderme, el hareketi yapma, öpücük atma, cinsel ilişki teklif etme, cinsel organını gösterme gibi eylemlerle gerçekleştirilebileceği kabul edilmektedir.
Cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edilecektir.
Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temas bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir. Bu açıklamalara göre bir eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğunu kabul etmek için şu vasıfları taşıması gerekir.
1-Eylem cinsel amaçlı olmalı,
2-Kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliğini taşımamalı, diğer bir ifade ile bedensel temas olmamalı,
3-Yapılan hareketler cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olmalı,
4-Ve mağdurda rahatsızlık yaratmalıdır.
Cinsel taciz eyleminin taşıması gereken bu koşullar ve açıklanan öteki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın eyleminin cinsel amaçlı olduğu ve bedensel temas içermediği tartışmasız olduğu için bunlar üzerinde durulmayacaktır. Tartışılması gereken hareketin cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olup olmadığı ve mağdurenin bundan rahatsızlık duyup duymadığıdır. Dosya içeriğine ve oluşa uygun kabule göre sanığın kendisinden yaşça çok küçük ve yasalara göre çocuk olan mağdureyi iş yerinin önünde geçişleri sırasında gözle süzüp bakarak rahatsız ettiği, babasına kızını beğendiğini ve evlenmek istediğini bildirdiğinde olumsuz cevap almasına rağmen 09.05.2012 günü de yine iş yerinin önünde geçmekte olan mağdureye bakar mısın dediği, mağdurenin durup sorduğunda ise önce gittiği okulu ve sınıfını sorduğu, devamında içeri çağırıp "sen buradan hep gelip geçiyorsun, ben seni çok beğeniyorum, dikkatimi çekiyorsun, gözlerinin rengi yeşil, çok güzel, okulun bittikten sonra benimle evlenir misin, ben seninle evlenmek istiyorum" dediği anlaşılmaktadır. Sosyal yaşamın gereği olarak etik kurallara uygun evlenme tekliflerinin veya beğeni ifadelerinin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı öğreti ve uygulamada kabul edilmektedir. Ancak evlenme veya arkadaşlık isteğinin reddedilmesine rağmen fiilin sürdürülmesi, sırnaşıkça ve rahatsız edici üslupla yapılması, ya da evlenme koşulları bulunmadığı halde evlenme isteğinde bulunulması (örneğin bir çocuğa karşı) durumunda anılan suçun oluşacağı tartışmasızdır. Somut olayda sanığın birçok kez bakışlarıyla çocuk olan mağdureyi rahatsız ettiği, babasına da evlenme isteğini bildirdiği, her ikisinden de olumlu tepki almadığı halde fiilini sürdürdüğü, en son okula gitmekte iken yanına çağırıp yukarıda açıklanan sözleri sarf ettiği, yaşı ve konumları itibariyle olanaklı olmadığı, kabul görmediği veya kabul görme olanağı bulunmadığı halde evlenme isteğini ve beğeni ifadelerini, sırnaşıkça ve rahatsız edici biçimde sürdürdüğü için ahlak temizliğine uygun bir davranış sayılamaz. Okuluna giden bir çocuğun yetişkin biri tarafından bu şekilde rahatsız edilip, evlenme teklifinde bulunulması,
ahlak temizliğine ve yasalara uygun masumane evlenme teklifi olarak görülemez. Kaldı ki bu yöntem yetişkin kişiler için dahi rahatsız ve tedirgin edicidir. (Dairemizin 09.12.2013 gün ve 2013/12926, 02.08.2012 gün ve 2012/1082, 21.05.2013 gün ve 2013/6268 sayılı kararları bu yöndedir). Diğer yandan sanığın eylemi sonucunda, cinsel tacizin tanımında açıklanan biçimde mağdurenin rahatsız ve tedirgin olduğu, önce üzmemek için ailesine bildirmediği ve son eylemden itibaren de okula gitmek için kullandığı yolda korkudan bir daha geçemediği beyanları ile sabittir. Bu nedenle eylemin mağdurda rahatsızlık yarattığı da açıktır.
Bu durumda sanık ile mağdurenin yaşları ve konumları, önceki ilişkilerinin niteliği, yakınlaşma biçimi, sarf ettiği sözlerin içeriği ve yeri, reddedildiği ve kabul görme olasılığı bulunmadığı halde evlenme isteğini ve beğeni ifadelerin rahatsız edici şekilde sırnaşıkça tekrarlaması birlikte değerlendirildiğinde cinsel amaçla ahlak temizliğine aykırı söz ve davranışlarla rahatsız ettiği ve bu sebeplerle somut olayda cinsel taciz suçunu tüm unsurlarıyla oluşturduğunun kabulünde zorunluluk vardır.
Açıklanan nedenlerle sanığın sabit görülen eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğu düşünüldüğünden, sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanmasına dair düşüncesine iştirak edilmemiştir.