
Esas No: 2022/684
Karar No: 2022/6029
Karar Tarihi: 20.04.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/684 Esas 2022/6029 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Samsun 3. İş Mahkemesi'nde açılan hizmet tespitine ilişkin dava kısmen kabul edilmiş. Davacının 2006-2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti için açtığı dava hakkında verilen karar, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Davalı işyerinde yapılan yoklama fişleri ve vergi denetim tutanakları göz önüne alınarak, davacının çalışma başlangıç tarihi net olarak belirlenmelidir. HMK'nın 373/1 maddesi gereği karar bozulmuş ve davacının talebi yönünde dava kısmen kabul edilmiştir. Hizmet tespiti için açılan bu tür davaların özel duyarlılık gösterilerek yürütülmesi ve belirli yasal süreler içinde açılması gerektiği, 506 sayılı Yasa'nın 79/10 maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddesi ile belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2021/736-2021/1513
İlk Derece
Mahkemesi : Samsun 3. İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin ... sigorta sicil numaralı işyerinde 21/02/2016 tarihinden 27/07/2007 tarihleri arasında çalıştığını, ancak davalı işveren tarafından sigortasının yapılmadığını, ilgili kurumca yapılan denetimlerde davacı müvekkilinin sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiğini, davalının da bundan dolayı idari para cezası ödemek zorunda kaldığını beyan ederek 21/02/2006-27/07/2007 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespitine ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 27/07/2007 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, bundan önce davalı işyerinin kanun kapsamında dahi olmadığını, işyerinin ilk açıldığında davalı tarafından işletilip işçinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, kurum kayıtlarının incelenmesinden, davacının, davaya konu dönem itibariyle davalıya ait işyerinde sigortalı çalışmalarının olduğunu ve hizmetlerinin bildirildiğinin tespit edildiğini, davacının hizmetlerinin eksik bildirildiğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, davacının iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, söz konusu olan uyuşmazlığın hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davalılar hakkında açılan hizmet tespiti davasının kısmen kabulüne kısmen reddine,
Davacının 04/04/2006-26/07/2007 tarihleri arasında fiilen davalı işyerinde çalıştığının 473 gün tespitine,
B-BAM KARARI
İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek ayrı ayrı bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine ilişkin davaların yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79 ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında vurgulandığı gibi davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiğinden, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekir.
506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait ... sicil nolu işyerinden 27/07/2007-03/04/2015 tarihleri arasında, davalıya ait ... sicil nolu işyerinden 04/04/2015-01/09/2015 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının 21/02/2006-27/07/2007 tarihleri arasındaki talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Mahkemece; davacının, davalıya ait işyerindeki çalışmalarının varlığına ilişkin kabulü yerinde ise de, hizmet başlangıcı yönünden yapılan tespit hatalıdır. Davalı işyerinde düzenlenen 04/04/2006 tarihli yoklama fişinde “ İşçi olmadığı” 04/04/2006 tarihinden itibaren kumaş, penye satışının yapıldığının tespit edildiği rapor edilmiştir. Yine davalı işyerinde vergi denetmenleri tarafından fatura kesilmemesi şikayeti ile yapılan denetimlerde ilk tutanak tarihinin 27/10/2006 olduğu ve davacı tarafından da bu tutanağın çalışan olarak imzalandığı anlaşılmıştır. Davacının 27/10/2006 tarihi itibariyle bu işyerinde çalıştığı kesin olmasına karşın önceye ilişkin iddiası yeterince araştırılmamıştır. Mahkemece varsa başka komşu işyeri tanığı dinlenilerek davacının işe giriş tarihi net olarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
O hâlde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.