5. Hukuk Dairesi 2019/8060 E. , 2020/3312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasının konusuz kaldığından reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 09/04/2019 gün ve 2018/12477 Esas - 2019/6732 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
İmar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm davalı idare vekilinin temyizi üzerine bozulmuş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacılar vekilinin sair karar düzeltme istekleri HUMK"nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Taraflar arasında 14/03/2013 tarihli bir protolol düzenlenmediği bu hususun bozma ilamına sehven yazıldığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmakla;
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09/04/2019 gün 2018/12477-2019/6732 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde,
Dava, imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı akabinde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar, benzer nitelikli davada HMK 313 vd maddelerinden bahsedilerek Dairemizce yapılan bozmaya atıf yapılarak sunulan ibranamedeki bedelin davalı idarece ödenmesinden dolayı davanın konusu kalmadığından bahisle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Sulh HMK"nun 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada tarafların arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.Ancak;
5393 sayılı Belediye Kanununun 18.maddesinin (h) bendi uyarınca; vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin TL"den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar verme yetkisinin Belediye Meclisinde olduğu, dosya içerisinde taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Belediye Meclisinden alınmış bir sulh ve kabul kararı bulunmadığı anlaşıldığından, işin esasına girilerek 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 6745 Sayılı Yasanın 35.maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12.maddede yer alan 24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanunun geçici 6"ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmüne göre ek rapor alınarak sunulan ibraname ve ödemeler ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.