Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/1867
Karar No: 2022/6058
Karar Tarihi: 20.04.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1867 Esas 2022/6058 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalı şirkette bir gün sigortalı olarak çalıştığını ve bu çalışmanın hizmet cetveline eklenmemesi nedeniyle mağdur olduğunu belirterek çalıştığı günün sigortalılık başlangıcının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiş, ancak istinaf sonucu dava kabul edilmiştir. Şirketin temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay, eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle kararı bozmuştur. Kararda 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3/B ve D. Maddelerinde ücretin sigortalı olmanın koşulu olduğu durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının özellikle saptanması gerektiği, çalışmanın öncelikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesi gerektiği, ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiği belirtilmiştir. İlgili kanun maddeleri gereği, çalışmanın ispatlanması ve sigortalılık başlangıcının tespit edilmesi gerekmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2022/1867 E.  ,  2022/6058 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Pazar (...) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili, davacının davalı ...'a ait işyerinde (... Demir Doğrama Atölyesi) 01.09.1983 yılında sigortalı olarak çalıştığını, davacının bu çalışmasının kuruma bildirilmediğini, kurumun bu bildirgeye dayalı olarak idari para cezası işleminde dahi bulunduğunu fakat buna rağmen davacının çalıştığı günlere ait sigortalı hizmet günlerinin cetvele eklenmediğini, müvekkilinin yaşlılık aylığı almak için kuruma başvuru yaptığını, kurum tarafından davacıya işe giriş bildirgesi olsa dahi bordro kayıtlarında adına rastlanılmadığına dair bilgi verildiğini, davacının davalı işyerinde çalışmasının işe giriş bildirgesinden anlaşılmasına rağmen, davacının mağdur edildiğini belirterek davacının ...'a ait işyerinde 01.09.1983 tarihinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile bu çalışmasına ilişkin 1 günlük sigortalı çalışmasının hizmet cetveline eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı SGK vekili, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve işverenin kabülünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmete ilişkin belgelerin (İşe Giriş Bildirgesi, Aylık Prim ve Hizmet Belgesi v.b. ) işveren tarafından verilip verilmediğinin ya da çalıştığının kurumca tespit edilip edilmediğinin, hizmetin geçtiği iddia edilen tarihte işyerinin gerçekten var olup olmadığının, 506 sayılı yasa kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı hususlarının kurumdan, Ticaret Odası’ndan ve Vergi Dairesi’nden sorulması gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihe ait işyeri kayıtları ve ücret tediye bordrolarının celp edilmesinin, davacının bu işyerinde çalıştığını gösterir kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılmasının, böylece çalışma iddiasının öncelikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesinin, iddianın sadece tanık beyanlarına dayandırılması durumunda, çalışmanın konusu, çalışmanın sürekli mi, kesintili mi, mevsimlik mi olduğunun, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken, bunların inandırıcılığı üzerinde durulmasının İşyerinin kapsamı, kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesinin, gerekiyorsa keşif yapılmak suretiyle, işyerinin müdür, şef, ustabaşı, postabaşı ve diğer çalışanları ile işyerine komşu işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanların dahi re’sen dinlenerek tanık beyanlarının sağlıklı olup olmadığının denetlenmesinin ve çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesinin, çalışma olgusunun bu şekilde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmasın, 506 sayılı yasanın 3/B ve D. Maddelerinde olduğu gibi ücretin sigortalı olmanın koşulu olduğu durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının özellikle saptanmasının, HUMK m.288’de belirtilen sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmasının, yazılı delil yoksa talebin reddedilmesinin gerektiğini, müvekkili kurumun feri müdahil olmasından bahisle aleyhine hüküm kurulmamasını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Diğer davalı ..., 2 haftalık yasal süresi içerisinde açılan davaya cevap vermemiş ancak davalı 02/10/2019 tarihli 9. celsede "Davacı ... ve ... aynı anda benim iş yerimde çalışmaya başlamışlardır. 1983 yılında davacı benim yanımda çalışmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    “...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalışmasının tespitini istediği tarih itibariyle, okula gitmediği ve çıraklık eğitim merkezlerinde veya mesleki eğitim merkezlerinde öğrenci kaydının bulunmadığı, davacının iş öğrenmek amacıyla davalı ...'a ait işyerinde çırak olarak çalışmaya başladığı ve yapılan işlerde ...'a tanık ... ile birlikte yardımcı oldukları, davacının çalıştığı dönemde çıraklara ücret ödemesi yapılmadığı ancak, davalı ...'ın yanında çalışan davacıya emeğinin karşılığı olarak ödeme yaptığı, davacının çalıştığı dönem boyunca çıraklık statüsü altında olduğu ve çalışmasının tespitini istediği tarih itibariyle 13 yaşında bulunduğu, davacının çalışmasının, üretime değil, meslek öğrenimine yönelik olduğu anlaşılmış, çıraklar uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmadıkları için bu döneme ilişkin hizmet tespitleri de mümkün olmayacağından...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekili,kararın istinaf yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    “...Davacının işe giriş bildirgesi davalı işveren tarafından verilmiş olup işyerinde çırak olarak çalıştığına ilişkin hiçbir kayıt bulunmamaktadır. Yapılan araştırmalara göre davacı, tespitini talep ettiği dönemde okula devam etmediği gibi, çıraklık eğitim merkezine de gitmemiştir. Davalı, Mahkeme huzurunda dinlendiğinde; davacının yanında işçi olarak çalıştığını, kendisine ücret ödediğini belirtmiştir. Davacıyla birlikte çalışması olan bordro tanıkları davacının, çırak olarak çalışmadığını, işçi olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Tanıkların, davacının işin yapımına katıldığı, kendi başına tamir ve imalat yaptığı, 1 yıl sonra buradan ayrılarak kendi işini açtığı yönündeki beyanları da davacının çırak olarak çalışmadığını, imalata doğrudan katkı yaptığını göstermektedir. Yine komşu işyeri tanığı olan ... da davacının imalat yaptığını, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katıldığını belirtmiştir. Bordro tanığı ...'nun beyanı da aynı yöndedir.
    Bu halde davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bizzat katıldığı, çıraklık merkezine veya okula devam etmediği, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulduğu, yapılan işinin davacının yaşıyla uyumsuz olmadığı anlaşılmakla davacının çırak olarak çalışmadığı, hizmet akdine tabi çalıştığı anlaşılmıştır...” gerekçesiyle “Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine,
    Davanın kabulüne,
    Davacının ... sicil numaralı ... işyerinde 01/09/1983 tarihinde hizmet akdiyle bir gün çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 15/08/1988 tarihi olduğunun ve davacının 01/09/1983 tarihindeki bir günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili, 506 sayılı yasanın 60/G bendinin uygulanması nedeniyle sigorta başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarih olarak kabulünün yaşlılık aylığı şartlarının belirlenmesinde mağdur edeceğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı Kurum vekili ,eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, çalışmanın ispatlanmadığını belirterek , kararın bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2- İnceleme konusu davada; dava konusu taleple ilgili olarak davalı taraf olarak gösterilen işveren ... yönünden herhangi bir hüküm kurulmaması isabetsizdir.
    Bu nedenle Mahkemece,... yönünden de olumlu-olumsuz bir karar verilmelidir.
    Açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
    O hâlde, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi