
Esas No: 2022/2890
Karar No: 2022/6122
Karar Tarihi: 21.04.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2890 Esas 2022/6122 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davalı işyerinde yangın söndürme işçisi olarak çalışan davacının, fiili hizmet süresi zammından yararlanması istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince kabul edilen talep, istinaf sonucu reddedilmiş, ancak temyizde ise davacının tüm çalışma sürelerinin değil, sadece yangınla mücadele ettiği günlerin göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Kararda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesi ile iş kanununun 63. maddesi açıklandıktan sonra, davacının fiili hizmet süresi zammı talebinin değerlendirilmesinde, yangın görev (taşıt görev) emirleri ve yangınla mücadele görev kayıtlarının da dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
5510 sayılı Kanunun 40. Maddesi kapsamında, fiili hizmet süresi zammından yararlanmayı gerektiren işler:
- İtfaiye veya yangın söndürme işleri
- Yangın söndürme işlerinde çalışanlar
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi:
Haftada en fazla kırk beş saat çalışma süresi belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2020/780-2021/1922
İlk Derece
Mahkemesi : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
No : 2016/145-2020/24
Dava, davalı işyerinde geçen çalışmalarından dolayı fiili hizmet zammından yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Orman Bölge Müdürlüğünde orman yangın söndürme işçisi olarak çalıştığını, 5510 sayılı Yasanın 40. maddesi gereği, davalı Kuruma bildirilen çalışma sürelerine her yıl için 60 günlük fiili hizmet süresi zammının sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; işletme müdürlüğünde çalışanların her türlü hak ve menfaatlerinin ödendiğini, bu nedenle gerek iş kolunun yasada belirtilen iş kollarından olmaması ve gerekse faaliyet konusunun yangın söndürme amacı gütmemesinden dolayı davacının fiili hizmet süresi zammından yararlanmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Orman Genel Müdürlüğü dilekçesinde özetle; davacının fiili hizmet zammından yararlanamayacağını, yararlanacağı düşünülse dahi tüm çalışma sürelerinin değil, sadece yangında geçen sürelerin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı kurum (SGK) vekili dilekçesinde özetle; kurumun davada fer’i müdahil sıfatıyla bulunduğunu, kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacının itibari hizmet süresinden yararlanamayacağını, yararlansa dahi tüm çalışma sürelerinin değil, sadece yangında geçen sürelerin göz önünde bulundurulması gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 günü yürürlüğe giren “Fiili hizmet süresi zammı” başlıklı 40. maddesinde, belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç, sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının koşul olduğu açıklanmış, maddenin (15) numaralı sırasında, " Kapsamdaki İşler/İşyerleri” başlığı altındada “İtfaiye veya yangın söndürme işleri “, “Kapsamdaki Sigortalılar” başlıklı bölümde de “yangın söndürme işlerinde çalışanlar” ibarelerine yer verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok kırk beş saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının 18.5.2009 tarihinde imzaladığı hizmet sözleşmesinden ve işyeri dosyası ve puantaj kayıtlarından davacının yangın işçisi olduğu, 5510 sayılı Kanunun 40. Maddesi kapsamında, fiili hizmet süresi zammından yararlanmayı gerektirir bir işte çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının bu kapsamda çalıştığına dair mahkeme kabulü isabetli ise de, yasa hükmüne aykırı şekilde, kapsamdaki işyerinde, işin riskine maruz kalarak çalışma süreleri, bir başka anlatımla yangınla mücadele ettiği günler nazara alınarak karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, yasa hükmü gereği yangınla bir fiil mücadele ettiği günler; puantaj kayıtlarıyla, taşıt görev emirleriyle tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu tüm yıllara ilişkin yangın görev (taşıt görev) emirleri ve yangınla mücadele görev kayıtları celp edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.