
Esas No: 2022/2083
Karar No: 2022/6119
Karar Tarihi: 21.04.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2083 Esas 2022/6119 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davanın konusu itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemidir. Davacı, davalıya fiili olmayan çalışmaların iptali sonucu yaşlılık aylığı koşulları oluşmadığı için yersiz olarak ödenen parayı tahsil etmek istemiştir. İlk derece mahkemesinde davanın kabul edilmesine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz başvurusu sonucunda, mahkeme kararının eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Dosya yeniden incelenecek ve ceza davasının kesinleşmesi beklenerek bir karar verilecektir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiştir. Ancak, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği için özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Mahkemece tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Kararda geçen kanun maddeleri: 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleridir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... 3. İş Mahkemesi
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı Kurum vekili, fiili olmayan çalışmaların iptali sonucu yaşlılık aylığı koşulları oluşmayan davalıya davalıya 1.5.2006-25.1.2007 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 11297,71 TL’nin tahsili için ilamsız icra takibi açıldığını, davalının süresinde itirazı üzerine duran takibin devamı için itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı cevap layihası sunmamıştır.
III-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemesince “...Davanın kabulüne,
... İcra müdürlüğünün 2018/145086 (eski no 2007/11776 esas) esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
1.953,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...” karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Bölge Adliye Mahkemesince, “...Davalının ... 3. İş Mahkemesinin 31.12.2020 tarih ve 2009/429 Esas - 2020/697 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,...” karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı çalışmalarının fiili olduğuna dair açtığı dava dosyasının muhteviyatının celbi ile aleyhine açılan ceza davasının kesinleşmesinin beklenerek, bu dosyada tüm delillerin yeniden incelenmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından davalının 1.5.2005 tarihinden itibaren 4484 gün 506 Yasaya tabi sigortalılık süresi ve 600 gün askerlik borçlanma süresi olmak üzere toplam 5084 gün üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alırken davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığına esas sürelerden kurumda 1019228 işyeri numarasında kayıtlı işyerinden yapılan 16.9.2003-31.1.2004 tarihleri arasındaki 135 gün bildirimin fiili olmadığı gerekçesi ile iptal edilmesi üzerine aylığın bağlandığı tarih itibariyle iptal edildiği, davalı sigortalıya 1.5.2005-25.1.2007 tarihleri arasında ödenen 9764,71 TL yaşlılık aylığı aslı olmak üzere borç çıkarıldığı, borcun tahsilini teminen 5.12.2007 tarihinde 11297,71 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, davalı sigortalının isteğe bağlı sigorta kapsamındaki ödemeleri nedeniyle yeniden yaşlılık aylığı koşullarının oluşması üzerine 1.2.2009 tarihinden itibaren ikinci kez 506 sayılı kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, çıkarılan yersiz aylık borcunun faizleriyle bu aylıktan mahsup edildiği, davalının 3.7.2007 tarihinde, 27.01.2003 – 27.01.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ve haksız olarak iptal edilen müktesep emeklilik hakkının yeniden tesisini talep ettiği, Mahkemece verilen kabul kararının 8.5.2012 tarihli yargıtay ilamı ile “...davacının ve davalı işyerinin ortakları hakkındaki şikayete ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sonucunu beklemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp soruşturma sonucuna göre...” bir değerlendirme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği yönünde bozulduğu ancak davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, dava konusu bildirimle ilgili davacının da sanık olarak yargılandığı ceza davasında ise “...Sanıklar hakkında atılı Kamu Kurum ve Kuruluşların Zararına Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçundan açılan kamu davasında sanıkların yüklenen suçları işlediklerinin sabit olmaması sebebiyle her bir sanığın her bir suçtan TCK 223/2-e maddesi gereğince beraatine...” karar verildiği görülmektedir.
Bu sebeplerle eldeki davada, Mahkemece, davacının açtığı tespit davasını takipsiz bırakması aleyhine değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir.
Mahkemece eldeki davada da davacının sanık olarak yargılandığı ceza davasının kesinleşmesini müteakip dosyaya celbi ile iptal edilen çalışmanın fiili olup olmadığına dair tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.4.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.