16. Hukuk Dairesi 2019/4715 E. , 2019/6915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 84 parsel sayılı 12.574,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine ... oğlu ... işgalinde olduğu şerhi düşülerek, toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; 112 ada 84 parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 112 ada 84 parsel sayılı taşınmazın, Hazine adına oluşan 14.12.1966 tarih ve 169 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kaydının oluştuğu güne kadar 3402 sayılı Yasa"nın 46/1. ve 14. maddelerine göre davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 46/1. maddesi, "4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar, bu Kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil olunur." hükmünü içermektedir. Buna göre, 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazların zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncesi itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunması ve tescil tarihi itibariyle zilyetleri yararına 3402 sayılı Yasa"nın 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Mahkemece, çekişmeli taşınmaza komşu 112 ada 85 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak örneği ile varsa dayanağı belgeler getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazın doğu ve güney hudutlarında 12 ada 75 parsel sayılı mera bulunduğu halde, komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı zirai bilirkişi raporunda açıklanmamış, çekişmeli taşınmazın niteliği gereği zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığı usulünce belirlenmemiş, tapu kaydının oluşumuna esas Toprak Tevzi Komisyonu tarafından düzenlenen belirtmelik tutanakları ile varsa, belirtmelik tutanağına esas alınan kayıt ve belgeler ile tevzi parseline ilişkin harita getirtilmemiş, mahalli bilirkişilerin zilyetliğe ilişkin soyut beyanları esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaza ait Toprak Komisyonunca düzenlenen komisyon haritası, belirtmelik krokisi ve ekleri ile davalı Hazinenin tutunduğu 27.12.1966 tarih ve 169 sıra numaralı tapu kaydının tesisine esas belirtmelik tutanağı İl Özel İdaresinden getirtilerek, toprak tevzi çalışmaları sırasında bu taşınmazın ne şekilde belirtildiği ve belirtmelik tutanağına herhangi bir kayıt ya da belgenin esas alınıp alınmadığı saptanmalı, esas alınan kayıt ya da belge varsa tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile özellikle hükmen Hazine adına tescil edildiği anlaşılan 85 parsele ait ilgili mahkeme kararı ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile tespit dayanağı kayıt ve belgeler ile taşınmazın bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları getirtilmek suretiyle dosya ikmal edilmeli ve sonrasında mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen ve komşu köylerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler, taraf tanıkları, kadastro tespit bilirkişileri, ziraat ve fen bilirkişilerinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşif sırasında varsa belirtmelikte gösterilen kayıtlar uygulanmalı, Hazineye ait tapu kaydının dayanağı olan belirtmelik tutanağında belirtilen tapu kaydının Hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, buna göre taşınmazın öncesinin zilyetlik yolu ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera vasfında olup olmadığı, ya da mera niteliğindeki taşınmazdan kazanılıp kazanılmadığı, mera vasfında değil ise veya komşu mera parselinden kazanılmamış ise kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından, hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru davacı taraf ve bayilerinin maliki evvellerinin 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraatçı bilirkişiden, dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, meradan açılan bir yer olup olmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli; bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tespit dayanakları olan belgelerle denetlenmeli; Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar Kadastro Kanunu"nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.