6. Ceza Dairesi 2015/1607 E. , 2017/2314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını ihlal, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 30/03/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında mahsup uygulanırken, 5237 sayılı TCK"nın 63. maddesi yerine 5237 sayılı TCK"nın 62. maddesinin yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay günü gece saat : 22.00 sıralarında sanık ve kimliği belirlenemeyen bir şahsın mağdurun ikametinin kapı kilidini kırarak içeriği girdiği, mağdurun eşine ait ziynet eşyalarını alıp olay yerinden kaçarken apartman boşluğunda mağdur ve tanık oğlu ...ile karşılaştıkları, kimliği belirlenemeyen şahsın mağdura tornovida salladığı, sanığın ise mağdurun yüzüne dirsek vurarak adli rapora göre basit tıbbı müdahale giderilemez şekilde yaraladığı, çaldıkları bir kısım ziynet eşyalarını apartman merdivenine attıkları ancak iki adet tek taş yüzüğü alarak kaçtıkları, kovuşturma aşamasında sanığın babasının mağdurun zararını karşıladığının, mağdur ve tanık ... ... aşamalardaki tutarlı beyanları, yakalama tutanağı, adli muayene raporu ve sanığın kaçamaklı ifadesi ile anlaşılması karşısında, sanığın sübut bulan eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve yaralama suçlarından hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Oluş ve dosya kapsamına , mağdurun ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, görgü ve tespit tutanağı göre, kapının kilit göbeğinin kırılmak suretiyle konuta girildiğinin anlaşılması karşısında, 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki hali ile lehe olan 5237 sayılı TCK"nın aynı suça uyan 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı yasanın 142/2-d maddesi kapsamında, haksız yere elde bulundurulan anahtar veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle çalındığına ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
b- Mağdurun evinde çalınan bir kısım ziynet eşyaları bulunmuş ise de iki adet taşlı yüzüğün bulunamamış olması karşısında; suçun tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek hırsızlık suçundan eksik cezaya hükmedilmesi,
c- Sanığın ve yanındaki kimliği tespit edilemeyen şahıs ile birlikte, mağdurdan çaldığı bir kısım ziynet eşyalarını, mağdur ve tanıktan kaçarken apartman merdivenlerindeki yere atması nedeniyle mağdur ve kolluk görevlilerince bulunup mağdura iade edilmiş ise de, sanıkların, suça konu bir kısım ziynet eşyalarının üzerinde ele geçirilmesi halinde, aleyhine kanıt oluşturacağını düşünerek yere attıklarının kabulü gerektiğinden, sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık iradesi ile hareket etmediği, ancak mağdurun kovuşturma aşamasında zararının tamamının karşılandığı ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına muvafakat ettiğinin anlaşılması karşısında; etkin pişmanlığın kovuşturma aşamasında gerçekleştiğinin kabulü yerine, soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
d-Oluş, dosya kapsamı ve katılanın ifadelerine göre, sanığın kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte mağdurun evine girdiğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, anılan suçla ilgili olarak yapılan uygulamada sanığın cezasında 5237 sayılı TCK"nın 119/1-c. maddesi ile arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e- 5237 sayılı Yasaya göre her bir suç için hükmolunan cezaların bir birinden bağımsız cezalar olduğundan TCK"nın 51. maddesinin şartlarının her suç için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken "Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların toplam miktarı itibariyle yasal olarak uygulanması mümkün olmadığından TCK"nın 51 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına." şeklinde yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
f- 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK"nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.