5. Ceza Dairesi 2012/12493 E. , 2014/698 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 5 - 2012/185198
MAHKEMESİ : Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/04/2010
NUMARASI : 2009/62 Esas, 2010/119 Karar
SUÇ : İrtikap
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK"nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun irtikap suçu yönünden getirdiği düzenlemeler ve mağdur E.. K..’ın suç tarihinde aylık gelirinin 200 TL. olduğuna ilişkin bilgiler, köyde oturan ve çiftçilik yaparak geçimini sağlayan bu kişinin suça konu 3000 TL. miktarındaki menfaati ancak etraftan borç alarak temin edebilmesi karşısında, bu Kanunla eklenen TCK"nın 250/4. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarih ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; "icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerekir”
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; sanık K.. E.."ın suç tarihinde Ayvacık Jandarma Karakol Komutanlığı"nda astsubay olarak görev yaptığı, sanık İ.. K.."nın ise ...köyü muhtarı olduğu, T.. K.. adlı kişinin . S..’ı kaçırması nedeniyle Leyla"nın babası M. S.."ın 30/08/2005 günü kızının sabah işe giderken araçla gelen ve kimliği tespit edilemeyen 3 kişi tarafından zorla kaçırıldığını belirterek şikayetçi olması üzerine adli tahkikata başlandığı, Jandarma ekiplerince aynı gün ... köyünde mağdur E.. K.."ın akrabalarının evlerinde arama yapıldığı, ancak Tuncay ve Leyla’nın bulunamadığı, mağdur E.. K.."ın aşamalarda değişmeyen, Y.. K.. ve C.. K..’ın ilk ifadeleriyle desteklenen beyanları ile usulüne uygun olarak katalog kapsamında yer alan bir başka suçtan dolayı alınan mahkeme kararı üzerine yapılan dinlemede tespit edilen ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş tesadüfi delil niteliğinde olan İ.. K.. ile K.. E.. arasındaki telefon görüşmeleri içeriğinin de iddiayı doğruladığı, buna göre adli
tahkikatın yürümesine rağmen sanık Kadir Kaya’nın Tuncay ile Leyla’yı arama ve bulma konusunda başka bir işlem yapmadığı, aksine muhtar olan İ.. K.. ile birlikte hareket ederek Tuncay ile Leyla’nın Söğütpınar köyü sınırları içinde gizlenmelerini, evlilik işlemleri yapılana kadar ortaya çıkmamalarını sağladıkları, bu süreç içerisinde ayrıca İ. K..’nın mağdur Efrahim’den 3000 TL. para istediği, bu para için K.. E..’a söz verdiğini söylediği, mağdurun beyanına göre manevi zorlamanın söz konusu olduğu, çocukların sanıkların ellerinde olması ve işin içerisinde Jandarma komutanının da bulunması nedeniyle korkarak parayı vermek zorunda kaldığı, baskıdan bu aşamada kolayca kurtulma imkanı bulunmadığı buna bağlı olarak dosya kapsamı, daha sonra gerçekleştirilen evlenme işlemleri, telefon kayıt çözümleri karşısında adli tahkikat sürecinde görev ve yetkileri bulunan K.. E..’ın bilgi, talimat ve yönlendirmesi sonucu yine kamu görevlisi sıfatı taşıyan İ.. K..’nın fikir, eylem birliği içerisinde hareket etmek ve mağdur üzerinde baskı oluşturmak suretiyle kendisi ve çocuklarına zarar verecekleri intibaı uyandırarak 3000 TL. menfaat temin etmeleri şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda her iki sanığın TCK"nın 250/1. maddesinde yer alan cebri irtikap suçundan fail olarak ve birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu K.. E.. hakkında beraet, İ.. K.. hakkında ise, görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK"nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda ön görülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK"nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, İ.. K.."nın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Suçu, 5237 sayılı TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılan İ.. K.. hakkında TCK"nın 53/5. maddesi gereğince bu hak ve yetkilerin hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık İ.. K.. müdafii ve O yer C.Savcısı"nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.