Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6328
Karar No: 2018/1836

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/6328 Esas 2018/1836 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, tapu sicilinde yanlış ölçüm sebebiyle zarar gördüğünü iddia ederek tazminat talep etmiştir. Mahkeme, davayı kabul ederek davalıdan 21.126 TL tazminatın 5.10.2014'ten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. Ancak davanın açıldığı sırada peşin nispi harç ve maktu başvuru harcının ödenmemesi nedeniyle hüküm usul ve kanuna aykırıdır. Harçlar Kanunu'nun 28. maddesine göre, karar ve ilâm harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre, davacı davanın değeri üzerinden nispi harç ödeme yükümlülüğüyle karşı karşıyadır. Bu nedenle mahkemece, davacıya süre verilerek harçların ödenmesi gerekmektedir. Kararda geçen kanun maddeleri Harçlar Kanunu'nun 16, 28 ve 32. maddeleri ile TMK'nın 1007. maddesidir.
20. Hukuk Dairesi         2016/6328 E.  ,  2018/1836 K.

    "İçtihat Metni"

    .....

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili 17/02/2015 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin .....228 ada 19 parsel sayılı 8.242 m2 yüzölçümündeki taşınmazı 01.06.2007 tarihinde satın aldığını, kadastro müdürlüğünün 10.07.2014 tarih 5 sayılı kararla 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca 228 ada 19 parselin yüzölçümünü 5.224,02 m2 olarak düzelttiğini, düzeltme işlemi sonucu parselin yüzölçümünün azalmasından dolayı zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 4.000,00.-TL tazminatın düzeltme işleminin kesinleştiği 05.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Daha sonra 19.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 21.126 TL tazminatın 4.000 TL’sının 11.08.2014 tarihinden itibaren, 17.126 TL tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili; davacının ayıba karşı tekeffül veya sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca akidine dava açması gerektiğini, davacının taşınmazı satın almadan önce ölçüm yaptırmadığını, Hazinenin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece; çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün kadastro sırasında hatalı hesaplandığı, TMK’nın 1007. maddesi uyarınca Hazinenin tazminat ödemekle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.126 TL tazminatın 05.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması sebebiyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
    Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; davacı vekili peşin harç ve maktu başvuru harcını ödemeksizin dava açmış, ıslah edilen miktar üzerinden ıslah harcıda ödenmemiştir. Mahkemece, anılan harçlar alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur.
    Tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davalar belirsiz alacak davası niteliğinde olmayıp nisbi harca tâbi davalardandır.
    492 sayılı Harçlar Kanununda, harç alınması veya tamamlanması yanların isteğine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re"sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.

    -2- 2016/6328-2018/1836

    Harçlar Kanununun “Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında aynen "(1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir" denildikten sonra 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değişik (a) bendinde "Karar ve ilam harcı" alt başlığı ile "Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilâm harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine yer verilmiştir.
    Aynı Kanunun "Harcı Ödenmeyen İşlemler" başlığını taşıyan 32. maddesinde ise, "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." hükmü getirilmiştir.
    Yukarıda belirtilen madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilâm harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ve ıslah harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
    Nitekim vurgulanan bu ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 gün ve E: 2011/3-629, K: 2011/613 ile 23.10.2013 gün ve E: 2013/7-31, K: 2013/1481 sayılı ilâmlarında da benimsenmiştir.
    Somut olayda, 1.000,00.-TL tazminat talep edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi “Değer ölçüsüne göre harca tâbi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır…” hükmü uyarınca eldeki uyuşmazlıkta nispi harç alınması gerekmektedir.
    Ne var ki; davacı vekili, eldeki davayı açarken, peşin nisbi harç ve maktu başvuru harcı ile ıslah edilen miktar üzerinden ıslah harcı ödememiştir. Yargılama sırasında dava değeri üzerinden alınması gereken peşin nispi harcın ilgilisince tamamlandığına veya mahkemece tahsil edildiğine ilişkin bir belge ya da bilgi de dosyada yer almamaktadır.
    Davacı taraf, 492 sayılı Kanun kapsamında kendisi harçtan muaf olmadığı gibi, işlemi de yargı harçlarından müstesna değildir. Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, dava değeri üzerinden peşin nispi harç ve maktu başvuru harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme olanağı bulunmamaktadır.
    Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler gözardı edilerek, harç alınmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
    Bu durumda mahkemece; yürürlükteki Harçlar Tarifesi uyarınca başvuru harcı ve dava değeri üzerinden peşin nisbi harcı ödemesi konusunda davacıya usulünce süre verilip harcı ödenen miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, harç alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 15/03/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi