22. Hukuk Dairesi 2019/8493 E. , 2019/23524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıya ait işyerinde tır şoförü olarak 01.11.2006–02.07.2010 tarihleri arasında çalıştığını, aldığı çıplak ücrete ilaveten ayda en az 400,00 TL nakliye primi aldığını, iş akdinin işverence haksız feshedildiğini, fesih neticesinde yasal olarak hak etmiş olduğu tazminatlarının ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tatil ücret alacağı, fazla mesai ücret alacağı, hafta tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı dahil 10 şoför hakkında emniyeti suistimal, hırsızlık, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak nedeniyle İş Kanunun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, olayla ilgili adli soruşturmanın bulunduğunu, dolayısıyla bu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, iş akdi haklı nedenle feshedilmekle kıdem ve ihbar tazminat alacağının bulunmadığını, davacının genel tatil ve ulusal bayramlarda çalışmasının olmadığını, Karayolları Trafik mevzuatına göre fazla çalışmasının da mümkün olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü hakkında verilen ilk karar Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 2015/10957 esas, 2015/7140 karar sayılı 15.04.2015 tarihli ilamı ile “ ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/469 esas-2013/732 karar sayılı dosyasının kesinleşmesnin beklenilmesi gerekiği ve fazla measi alacağının davacı tanıklarının davacının 1 yıl süre ile tek şoför olarak çalıştığı konusunda beyanda bulunmaları karşısında tüm hizmet süresi için hesaplama yapılmasının hatalı olduğu” gerekçeleri ile bozulmuş,mahkmece bozma ilamına uyulmasına karar verileerk yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Usuli kazanılmış hak kavramı anlam itibarıyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli müktesep hak müessesesi H.M.K."nda düzenlenmiş olmamakla beraber davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.
Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09/05/1960 T., 21/9; 04/02/1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12/07/2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03/12/2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.)
Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü,mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)
Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.
Somut olayda, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 2015/10957 Esas 2015/7140 Karar sayılı bozma ilamında “..davacı tanıkları davacının 1 yıl kadar tek şoför olarak çalıştığını , daha sonra ise çift şoför olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Buna rağmen mahkemece; bilirkişi tarafından davacının tüm çalışma döneminde tek şoför çalışmış gibi hesaplanan fazla mesai ve genel tatil ücretinin hüküm altına alınmadının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozma sebebine yer verilmiştir. Bu durum karşısnda bozma ilamına uyulmakla bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması ve davalı yararına oluşan usuli müktesep hakkın dikkate alınması gerekliliği karşısında, davacının 1 yıl boyunca tek şofor olarak çalıştığının kabulü ile uyuşmazlık konusu fazla mesai ve genel tatil alacaklarının belirlenmesi gerekmekte iken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma ilamına aykırı olacak şekilde; 2007-2008 yılları ile 2009 yılı haziran ayı sonuna kadar tek şoför olarak çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru değildir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.