Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7774
Karar No: 2018/1823
Karar Tarihi: 14.03.2018

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/7774 Esas 2018/1823 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/7774 E.  ,  2018/1823 K.

    "İçtihat Metni"

    ......
    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ve davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Davacı gerçek kişiler vekili 19/04/2013 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını yazdığı 18.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın miras yoluyla davacılara intikal ettiğini ve yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine 10/07/2013 havale tarihli dilekçeyle karşı tescil talebinde bulunmuştur.
    Mahkemece davacı gerçek kişilerin davasının reddine; davalı Hazinenin tescil talebinin kabulü il...... mahallesinde bulunan fen bilirkişisi...... tarafından çizilen 04/12/2014 tarihli krokide (A), (B), (C), (D), (F) ve (H) harfleri ile gösterilen 10459,08 m²"lik taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ve davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu vardır. 1990 yılında 6831 sayılı Kanuna göre 2/B madde uygulaması yapılmıştır. Arazi kadastrosu 1968 yılında ilân edilerek kesinleşmiş, dava konusu taşınmaz ormanlık saha olarak tespit harici bırakılmıştır.
    İncelenen dosyanın kapsamına, davanın niteliğine ve toplanan delillere göre mahkemece verilen hüküm usûl ve kanuna aykırıdır, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilmiştir. Şöyle ki; 20/01/2015 havale tarihli müşterek bilirkişi raporunda taşınmazların 1978 ve 1990 tarihli hava fotoğrafları üzerindeki durumu “toprak ise tarım amaçlı işlenmemiş olduğu gözükmektedir” denilmekte, zirai yönden başlıklı bölümün tarımsal durum alt başlığı kapsamında “(B) (C), (D), (F) ve (H) harfleri ile gösterilen) arazinin 15-18 yıldır kullanıldığı (imar ve ihyası tamamlanarak) anlaşılmaktadır” denilmekle birlikte arazinin meyve ağaçları dikilmeden ve sera inşa edilmeden önce kullanılıp kullanılmadığının teknik olarak tespit edilemeyeceği beyan edilmiştir. Bilirkişiler hava fotoğrafları üzerinde taşınmazı sadece kırmızı renkli daire içinde göstermiş, hava fotoğrafları yöntemine uygun şekilde incelenmemiştir, taşınmazın laboratuvar ortamında toprak analizi yaptırılmamış, doğu sınırındaki 724 sayılı parsel ile batı sınırındaki 719 ve 720 sayılı parsellerin 2/B parselleri olduğu anlaşılmakla, orman kadastro çalışma tutanaklarında ve 2B madde uygulama tutanaklarında taşınmazın ne olarak nitelendirildiği belirlenmemiş, taşınmazın orman kadastrosunda ve 2/B madde uygulaması haritasına göre konumları tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş, taşınmazlar orman kadastro haritası ve 2/B haritası iler irtibatlı krokide usûlüne uygun şekilde gösterilmemiştir.
    .....
    Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar ile ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tespit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
    Bu nedenle; mahkemece, en eski tarihli hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritası, 1960’lı yıllara ve 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritası ve varsa amenajman planı ile dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve bundan üretilen memleket haritası ile incelemede ve uygulamada kullanıldığı belirtilen 1978 ve 1990 tarihli hava fotoğraflarından üretilen memleket haritalarının ilgili yerlerden getirtilip, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında açılmış bir tescil davası olup olmadığının, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılıp varsa dava dosyaları, imar planı, haritaları, yörede yapılan orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına dair tüm evraklar ve orman kadastro haritası ile 2/B madde uygulama haritalarının Orijinal renkli onaylı örnekleri getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; fen ve orman bilirkişileri tarafından orijinal renkli orman kadastro haritası ve varsa 2/B haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilip çakıştırılarak birbiri üzerine aplike edilmesi suretiyle en az 5, 6 orman sınır noktası gösterilmek ve farklı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların tümünün, orman kadastro ve 2/B madde uygulaması çalışma tutanaklarına, orman kadsatro ve 2/B haritasına göre konumları tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, getirtilen hava fotoğrafları iler dosya kapsamından inceleme ve araştırmada kullanıldığı anlaşılan 1978 ve 1990 tarihli hava fotoğraflarına ve memleket haritasına göre konumu saptanmalı; hava fotoğrafların ve memleket haritasında bu taşınmazın tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli taşınmazı ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, hava fotoğraflarından taşınmazlar
    .....

    üzerindeki bitki örtüsü varsa ağaçların cinsi, yaşı, adedi, kapalılık memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı araştırma ve inceleme yapılmalı,
    Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte getirtilen hava fotoğrafları ile incelemede ve uygulamada kullanıldığı belirtilen 1978 ve 1990 tarihli hava fotoğrafları ve dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu hava fotoğraflarından üretilen memleket haritalarında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip taşınmazın toprak yapısı incelenmeli, keşifte taşınmazın dört yanından tüm taşınmazı gösterir fotoğrafları çektirilmeli, çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden taraflarla yakınlığı, husumeti veya menfaat ilişkisi bulunmayan mahalli bilirkişiler taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, mahalli bilirkişilerin bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, mahalli bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, orman kadastro çalışma tutanakları, aplikasyon ve 2/B madde çalışma tutanaklarında dava konusu taşınmaz için kimin kullanımında olduğu yolunda bilgi varsa kadastro, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması tarihlerinde taşınmazın veya taşınmazların kullanımında olduğu kişiler ve kullanım durumları mahalli bilirkişilere sorulmalı, ziraat mühendisinden gerekirse toprak analizi yaptırılmak suretiyle taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılacak yerlerden olup olmadığı yönünde rapor alınmalı, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, murisi yönünden ve ayrıca eklemeli zilyetliğe dayanıldığından satın alınan yönünden de tapu ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı, taşınmaz imar planı dahiline alınmış ise hangi tarihte alındığı kesin olarak saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişiler ve davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/03/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi