Esas No: 2018/7270
Karar No: 2022/2022
Karar Tarihi: 30.03.2022
Danıştay 4. Daire 2018/7270 Esas 2022/2022 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/7270 E. , 2022/2022 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/7270
Karar No : 2022/2022
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu edilen ödeme emrinin içeriğini oluşturan ihbarnamelerin 29/07/2016 tarihinde davacının ikametgah adresinde davacının yengesi olan ...'a tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındısının davalı idare tarafından mahkemeye ibraz edildiği anlaşıldığından, usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşen amme alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu ödeme emrinin "... Mah. ... Sok. K.No: ..., D. No:.... Bağcılar İstanbul" adresinde davacının eşine 28.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, yani ihbarnamelerin tebliğ edilemediği adreste dava konusu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği anlaşıldığından, ihbarnamelerin tebliğinin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla amme alacağının tahakkuk aşamasının kesinleşmediği, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen vergi ve cezaların kesinleşerek ödenmesi gereken safhaya geldiğinden bahsedilemeyeceğinden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli, taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde; tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebligatın, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu; tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği, 100. maddesinde; bilinen adreslere gönderilen mektupların posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı, tebliğ evrakının teslimi başlıklı 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, yapılan bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngördüğünden, hukuken geçerli bir tebligat için, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebligatın, ikametgah adresinde bulunanlardan birine yapılması yeterlidir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait mernis adres bilgisine ilişkin belgeden, davacının 05/07/2010 tarihinden itibaren "... Mah. ... Sok. K.No: ...., D.No:... Bağcılar İstanbul" adresinde, 01/02/2017 tarihinden itibaren ise "... Mah. ... Sok. K.No: ..., D.No:... Bağcılar İstanbul" adresinde ikamet ettiği, davacı tarafından istinaf dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen ... Mahallesi Muhtarlığı tarafından düzenlenen Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgesinin tetkikinden ise, davacının abisinin eşi olan ve ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin tebliğ edildiği ...'ın "... Mah. ... Sok. K.No: ..., D.No:... Bağcılar İstanbul" adresinde ikamet ettiği, dava konusu edilen ödeme emrinin içeriğini oluşturan ihbarnamelerin de söz konusu adreste davacının abisinin eşine tebliğ edildiği, borcun kesinleştiğinden bahisle, amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşen amme alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık, aksi gerekçe ile verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.