20. Hukuk Dairesi 2017/3746 E. , 2018/1761 K.
"İçtihat Metni".....
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacının 30.01.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle, davalının ortak yerlerden sayılan çatı katındaki boşluğu eşyalarla doldurup amaç dışında kullandığını, çatı kapağını kilitleyip yukarı çıkmasını engellediğini ve akan yağmur sularının dairesine sızarak hasar meydana getirmesi nedeniyle çatının tamirini yaptırmak istediğinde ise davalının tamiri engellediğini tamir için sarfı gereken masrafların 28.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda tayin ve takdir edilen bedellerinin tazmin ve tahsiline ve bu engelleme yüzünden dairesinin su sızıntısı kesilmemesinden kaynaklanan sebeplerden 6 yıllık kira bedellerinin tayin ve tespitiyle davalıdan tanzim ve tahsilini, birleşen..... Mahkemesinin 2013/198 E. sayılı dosyasında ise davalının eylemleri nedeniyle ruh sağlığının bozulduğundan bahisle 40.000,00.-TL manevi tazminat ve mahrum kaldığı kira bedeli 10.000.- TL maddi tazminat olmak üzere toplam 50.000.-TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece elatmanın önlenmesi ve buna bağlı tazminat istemleri ile birleştirilen dosyadaki maddi tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
Birleştirilen dosyadaki manevi tazminat istemi her iki yanın dayanağı bu yönlü deliller, tanık beyanları, tarafların ekonomik sosyal koşulları ve hakkaniyetlik ilkesi içerisinde değerlendirilerek bu yönlü istemin kısmen kabulü ile 4.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık yoksun kalınan kira bedelinin tazmini ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Elatmanın önlenmesi talebi yönünden; davalı tarafça el atıldığı iddia edilen yerin yönetim planı ve mimari projede ortak alan olup olmadığı, ortak alan ise davalının kullanımının engellenip engellenmediği hususları araştırılmaksızın davanın reddine karar verilmesi,
Maddi tazminat talebi yönünden, davacı taraf çatıdan sızan su nedeniyle dairesinin zarar gördüğünü ve kiraya veremediğini beyanla yoksun kalınan kira bedelini talep etmiş ise de dava dilekçesinde kaç yıllık kira gelirini istediğine dair çelişkili beyanlar mevcut olup öncelikle dava dilekçesinin bu yönüyle açıklattırılarak, bağımsız bölümün kiraya verilmemesinde davalıya yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunup bulunmadığının tespiti sonrasında davacının zararlı sonuca bu kadar uzun süre katlanmasının yaşamın olağan akışına uygun olmadığının kabulü gerekeceğinden Kat Mülkiyeti Kanununun 23. maddesi de dikkate alındığında davacının çatı ile bağımsız bölümünü ne kadar sürede onarıp kiraya verilebilir duruma getirebileceği belirlenip (hasarın onarım süresince ve yeniden kiraya vermek için geçecek makul süre) ve o süre ile sınırlı olarak dava konusu yerin konumu ile emsal taşınmazlardaki kira bedelleri de gözetilerek müterafik kusuru da dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz inceleme ile talebin reddine karar verilmesi,
-2-
2017/3746 -2018/1761
Manevi tazminat talebi yönünden ise 818 sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesi (TBK 56. maddesi) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Ayrıca dosya içeriğinden;....2014/4 sayılı dosyasında, taraflar arasında tehdit ve hakarete ilişkin kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; davalı ..."ın atılı suçtan beraati doğrultusunda karar verildiği, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK"nın 74. maddesi (818 sayılı BK"nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usûl ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 13/03/2018 günü oy birliği ile karar verildi.