13. Hukuk Dairesi 2017/3328 E. , 2017/4695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve birleşen davada davacı temlik alanlar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl dava ile, davacı ..., araç kiralama işi yaptığını, kendisine ait aracını 3. kişiye kiraladığını, bu sırada adına çıkarılan sahte nüfus cüzdanı ve sahte vekaletname ile aracının davalı ..."a satılmış olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, aracın davalı ..."a satışına dair 08.03.2013 tarihli araç satış sözleşmesinin iptaline, davalı ... adına olan yolsuz tescilin terkinine ve kendi adına tesciline karar verilmesini istemiş; davalı ..., iyiniyetli olduğunu savunarak, ödediği bedelin ve yaptığı masrafların iadesi ile davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesini dilemiştir.
Birleşen dava ile, davacı ..., davaya konu aracı alıp işyerine getirdikten bir süre sonra, polislerin bilgilendirmesiyle sahte belgelerle satıştan haberinin olduğunu, sahte vekaletnamenin ve sahte belgelerle satışın davalı noterlikte yapılmış olduğunu, bir güven kurumu olan noterlikçe tanzim edilen vekaletname ile satış yapıldığından, iyi niyetli olarak satışı aldığını ve parasını ödediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 18.250,00TL zararının davalı noterden tahsilini istemiş; 05.01.2014 tarihli temlikname ile devam eden dava nedeni ile olan haklarının 18.250,00TL kısmnını, bu parayı kendisine eşit olarak ödeyen ... ve ..."a temlik ettiğini belirtmiş; davalı noter, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ..."ün açmış olduğu davanın kabulü ile, ... 24.Noterliği"nin 08.03.2013 tarihli 07506 yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin iptaline, davacı yolsuz tescilin terkinini de talep etmiş ise de sözleşme iptal olmuş olduğundan, terkin işlemi idari bir işlem olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı ..."te bulunduğu anlaşılan ... Plakalı aracın bu davalıdan alınarak, davacı ..."e tedbiren teslimine, birleşen 2013/319-339 sayılı dava dosyasında temlik alanlar ... ve ..."in davasının reddine, karar verilmiş; hüküm, asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı ... alacağını temlik alan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, yolsuz tescil nedeniyle araç satış sözleşmesinin iptali isteminden ibaret olup, asıl dava davacısı Kayhan"ın araç kiralama işini yaptığı, davaya konu aracın sahte vekaletnameyle satışı sırasında da 3. kişide kirada olduğu, hal böyle olunca, aracın davacının elinden rızası hilafına çıkmadığı, davalının aracı emin sıfatıyla zilyetten edindiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu"nun 988. maddesinde, "Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur." hükmü düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece, araç satış sözleşmesinin iptaline, karar verilmiş ise de, Medeni Kanun"un "... sıfatıyla zilyetten edinme" ye dair 988. maddesinin değerlendirilmediği görülmüştür.
Birleşen davada ise, davacı ..., zarara uğramasında davalı noterin kusurlu olduğunu ileri sürerek, noterden zararının tazminini istemiş; mahkeme ise, davacı ..."un hakkını temlik alan ve davacı konumuna geçen ... ve ..."ın yolsuz noter satışına aracılık eden kişiler olduğu gerekçesiyle, noterden tazminat isteme haklarının olmadığını değerlendirerek, davanın reddine karar vermiştir. Soruşturma dosyası incelendiğinde temlik alan ... ve ... hakkında olayla ilgili 27.05.2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, mahkemece, anılan hususun ve davalı noterin kusur sorumluluğunun olup olmadığının incelenmediği görülmüştür.
Hal böyle olunca, mahkemece, asıl ve birleşen davada, yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durularak, değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün, temyiz eden asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı Yusuf’un hakkını temlik alan ... ve ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.