Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlar Kanunun 163.maddesi uyarınca alacağın temlikinin geçerliliği için yazılı şekilde düzenlenmesi zorunlu ve yeterli olup, özel bir şekil şartı gerekli değildir. Yine aynı kanunun 162/2.maddesine göre ise; “ Borçlu, alacağın temlik edilmemesi şart edilmiş olduğunu bu şartı ihtiva etmeyen bir ikrarı bilkitabeye istinat ile, alacağını temellük eden üçüncü bir şahsa karşı iddia edemez.”
Somut olayda alacaklı TMSF tarafından 27.01.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile takibe konu alacağın ...... Yönetimi AŞ. ne temlik edildiği, adı geçen tarafından da 13.02.2007 tarihli temlik sözleşmesi ile aynı alacağın .......San. ve Tic. Ltd. Şti. ne temlik edildiği anlaşılmıştır.
TMSF tarafından düzenlenen 27.01.2006 tarihli temlik sözleşmesinin incelenmesinde temellük alan .....Yönetimi AŞ. nin alacağı üçüncü kişilere temlikine engel teşkil edecek ve TMSF’nin muvafakatini öngören her hangi bir kayıt olmadığı tesbit edilmiştir. Bu nedenle .... Yönetimi AŞ. tarafından alacağın ....San. ve Tic. Ltd. Şti. ne temliki yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında geçerli olup, BK. nun 162/2.maddesi karşısında borçlu, temlik sözleşmesinin geçersizliğini ileri süremez.
O halde Mahkemece borçlunun sair şikayetleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken alacaklı ......San. ve Tic. Ltd. Şti.ne yapılan temlikin geçersiz olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 07.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.