4. Hukuk Dairesi 2021/9699 E. , 2021/3268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı ...’ın maliki olduğu aracı kasko sigortası kapsamında sigortalattığını, dava dışı malikin seyahat halinde iken yol yüzeyinden yaklaşık 20 cm yüksek olan rögar kapağına çarpması sebebiyle maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kasko sigortası kapsamına göre malikin maddi zararının giderildiğini, olay sebebiyle davalıların sorumlu olduklarını belirterek rücuen tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, idarenin kusuru bulunmadığını, ihale ile ... İnş. Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti’ye yol yapım işinin verildiğini ve sorumluluğun adı geçen şirkette olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Başkanlığı vekili, kazanın gerçekleştiği yolun KGM sorumluluk alanında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan kusur ve hesap bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre temyiz eden davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...’nün diğer temyiz itirazlarına gelince;
20/05/2019 tarihli makine mühendisi öğretim görevlileri bilirkişi heyet raporuna göre, dava dışı ... İnş. Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti’nin yol yapım çalışması esnasında yol kotundan 20 cm yükseklikteki rögar kapağının yükseltisinin gece görüşünde fark edilmesi için ışıklandırma ve tabela ile trafik işaretlemesi yapmamış olması sebebiyle %75, davalı ...’nün ihale alan şirketi denetleme ve gözetleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle %15 ve dava dışı sürücünün (sigortalı) de tedbirsiz ve dikkatsiz olması sebebiyle %10 kusurlu oldukları tespit edilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu"nun 61. ve 62. maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açması ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir.
Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, davamızın alacağı değil bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle davacı ... şirketi tarafından ödenen zarar miktarı, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilir.
Şu halde; rücuda teselsül olmayacağından ve davalı ... Müdürlüğüne bilirkişi raporu ile %15 kusur izafe edildiği dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken dava dışı ihale alan ... İnş. Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. bakımından tespit edilen kusur açısından şirket denetiminin davalı ... tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinden bahisle davalı ...’nün %90 kusurunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17/06/2021 gününde Başkan ... ve Üye ..."in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, kasko sigortası ile sigortalı olan sigortalı ..."a ait aracın rögar kapağına çarpaması neticesinde hasarlandığını sigortalının zararının ödendiğini davalıların sorumlu oldukları belirtilerek müşterek müteselsilen kendisine ödenmesini istemiştir.
Davalı ... vekili yolun yapımının ihale ile ... İnş. Ltd. Şti. verildiğini sorumluluğun adı geçen şirkette olduğunu savunmuştur.
Yapılan bilirkişi incelemesi ile sigortalının %10, ... Şirketinin %75, Karayollarının %15 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece talep müşterek müteselsilen olduğu yüklenici firma ile birlikte davalı Karayollarının sigortalı dışındaki %90 kusurdan sorumlu olduğu gerekçesiyle 29.575,84 TL tazminatın davalı Karayollarından tahsiline karar verilmiştir.
Davalı Karayollarının temyizi üzerine Daire çoğunluğu talebi B.K. 167 md. (müteselsil borçlulukta iç ilişki aynı düzenleme K.T.K. 88 maddesinde de mevcuttur.) kapsamında değerlendirip, rücuda teselsül olmayacağından davalı Karayollarının %15 kusuru kadar sorumluluğuna karar verimesi gerekçesiyle bozulmuştur.
Daire çoğunluluğunun bu görüşüne katılmak mümkün değil.
Dava T.T.K 1472 md. (Eski 1301 md.) kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. Davacı sigortacı ile dava dışı sigortalı arasında akdi ilişki vardır. 1472 maddenin karar başlığı "halefiyet" sözcüğünü taşımaktadır. Madde hükmüne göre; sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
31.03.1954 tarih, 1953/18 E.-1954/11 K. sayılı İ.B.K. da sigortalının hangi hakkı varsa sigortacıya geçeceği belirlenmiştir.
Somut olaya döndüğümüzde zararın meydana gelmesinde davalı Karayollarının ve yolun yapımını üstlenen ihbar olunan Kurbaşlar İnş. Şirketinin birlikte kusurları %90 oranındadır. 20.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda da Karayolları ile ihbar olunan yüklenici şirket arasındaki sözleşme irdelenmiştir. H.G.K"nın 02.02.2011 tarih, 2010/7-672 E.-2011/1 sayılı kararında da belirtildiği üzere davalı ... özel hukuk hükümlerine göre yolun ihale ile yükleniciye vermesi ile "adam çalıştıranı olarak zarardan sorumluluğunu gerektirmektedir. Tazminatın ödenmesinden sonra davalı ile ihbar olunan arasındaki rücu davası " iç ilişki olacaktır.
17. H.D. ve 11. H.D. İçtihadları da bu yöndedir. Adam çalıştıranın çalışanı kusuru ile zarar vermişse zararı doğuran sebebten adam çalıştıran T.B.K. 66 md. Çalışan ise T.B.K 49. Md. hükmüne göre sorumlu olur. Kaldı ki Dairenin 2021/144 E- 3172 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi adam çalıştıran ve çalışan için uygulaması da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle akdi ilişki edeniyle sorumluluğunu yerine getiren kasko sigortacısının açtığı eldeki davada zarar gören sigortalı olmakla, T.B.K. 167, K.T.K. 88. madde hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Sayın çoğunluğun bozma ilamındaki görüşlerine katılmıyoruz. Yerel mahkeme ve kararın harç yönünden düzeltilerek onanması gerekir.