
Esas No: 2019/5083
Karar No: 2020/967
Karar Tarihi: 03.02.2020
Taksirle Öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/5083 Esas 2020/967 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 28/10/2015
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre 196 promil alkollü olan sanığın idaresindeki otomobille yerleşim yeri içinde, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, eğimli, virajlı, aydınlatmalı yolda, saat 05:20 sıralarında ters yönde seyir halindeyken, kendi şeridinde seyretmekte olan mağdurun idaresindeki araçla çarpışması şeklinde meydana gelen kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği; bir kişinin ölümü, bir kişinin kemik kırığı ve yüzde sabit iz olacak şekilde, bir kişinin kemik kırığı olacak şekilde, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile neticelenen ve yaralanmalar açısında sanık hakkında şikayet bulunmayan olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine, üç kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Olay nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle öldürme suçlarının oluştuğu, ancak, TCK"nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise iki kişinin yaralanmasına sebep olunması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki hükmün (2) numaralı maddesindeki “CMK"nın 223. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresi hükümden çıkarılarak, yerine “hüküm kurulmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 03/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.