1. Ceza Dairesi 2017/2121 E. , 2018/703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, olası kastla yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet.
HÜKÜM : 1- Maktul ..."a yönelik kasten öldürme eyleminden; TCK"nun 81/1, 29/1, 62, 53/1,a,b,d,e, 53/1-c maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası,
2- Mağdur ..."e yönelik kasten yaralama eyleminden; TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası, CMK"nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3- 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK"nun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500.TL adli para cezası, CMK"nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Müdafiinin 1 haftalık yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra sanık ..."ın cezaevinden gönderdiği 08.07.2015 tarihli dilekçesiyle cezasının onaylanmasını istediği, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 05.02.2008 gün ve 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca, bu isteğin, temyiz isteminden feragat niteliği taşıdığı anlaşılmakla, temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiş, katılan vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..."ın, maktul ..."ı kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı indirim sebebininin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekilinin sair hususlara yönelen yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ... ile maktul ... arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, bu husumetin nedenine ilişkin olarak tanık beyanlarının farklılık gösterdiği, ancak sanığın maktulun kendisinden tehditle para istediği için husumetli oldukları yönündeki savunmasının tanık beyanları ile doğrulanmadığı, aksine tanık ... mahkeme huzurundaki beyanında ve tanık ... 28.01.2015 tarihli dilekçesinde bu hususun gerçeğe uygun olmadığını ifade ettikleri, maktulun amcasının oğlu olan tanık ..."ın beyanında da, sanığın maktulün işlettiği çay ocağını kapattırmak amacıyla maktul hakkında uyuşturucu sattığı şeklinde ihbarda bulunduğu, ancak maktulde uyuşturucu bulunmadığı, bu nedenle münakaşa ettikleri, sanığın kardeşi olan ..."ın da tanık ..."e sanığın maktulü vuracağını söylediğini duyduğunu ifade ettiği, tanık ..."in alınan beyanında bu hususu inkar etmediği, yine maktulun kardeşi tanık ..."ın beyanında, sanık ...’in amcasının oğlu ..."ın kendisine Sait ve Necmettin arasında, ...’in parkta açtığı çay ocağı yüzünden tatsızlık olduğunu, bunları barıştırmaları gerektiğini söylediğini ifade ettiği, bunun yanında her ne kadar sanık, olay günü maktul ile karşılaştıklarında önce maktulün kendisine hakaret ettiği ve kendisini tehdit ettiği, ilk olarak da maktulün kendisine silah çektiğini iddia etmiş ise de, bu iddialarının da diğer deliller ile doğrulanmadığı, zira olayın görgü tanığı olan ve taraflarla herhangi bir akrabalığı ve yakınlığı bulunmayan ..."in aşamalardaki uyumlu beyanlarında bakkaldan çıkarken iki şahsın yürüyerek geçtiğini gördüğünü, bir şahsın da onların arkasından gelerek “lan terk edin burayı” dediğini, birden tabanca çıkardığını ve bu iki şahsa ateş etmeye başladığını, korkudan saklandığını, bu sırada 5-6 el silah sesi duyduğunu, baktığında bir şahsın kaçtığını gördüğünü, diğer şahıslardan birinin de yerde yattığını ifade ettiği, yine olayı gören ve sanığın ağabeyi olan tanık ..."ın 28.01.2015 havale tarihli dilekçesinde, maktul ..."in evlerinin önünden geçtikten sonra sanık ..."in, ...’in arkasından koşup ateş ettiğini gördüğünü, maktul ..."in ise ateş etmediğini, ateş edecek zamanı olmadığını, elinde silah olmadığını, kendisinin ...’e engel olmak istediğini, engel olmadığını belirttiği, tüm bu açıklanan hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız fiil teşkil edecek bir davranış bulunmadığı ve haksız tahrik hükmünün uygulama koşulları oluşmadığı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucunda sanık hakkında TCK.nun 29. maddesi tatbik edilerek cezasından yazılı şekilde indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK"nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.