23. Ceza Dairesi 2015/510 E. , 2015/1955 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : ..., ...
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, aralarında daha önce ticari ilişki bulunan katılan ... ile yaptığı alışveriş sonucunda, her hangi bir yetkisi olmamasına rağmen, ortağı olduğu ... ait suça konu ... Şubesine ait 7500 TL bedelli çeki imzalayarak katılan ..."ye vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda,
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın savunmasında “çek keşide ettiği ... ortağı olmasına rağmen, şirketi temsil ve çek keşide etme yetkisinin şirketin diğer ortağı olan ..."da olduğunu, ... ile şirketin kendisine devri hususunda yaptığı anlaşma çerçevesinde kendisine çek keşide etme konusunda yetki verdiğini” iddia etmesi ve katılan ...nin de “daha önce de... yaptığını, ödemelerde sıkıntı olmadığını, yine bu şirkete iş yaptığını, alacak hakkının doğduğunu, sanığın kendisine suça konu çeki imzalı halde borcuna mahsuben getirdiğini” beyan etmesi ve sanığın şirket adresinin değiştirildiğine yönelik beyanına rağmen, tanık olarak dinlenilmek istenen şirket yetkilisi ..."ın sadece şirket adresinden araştırılarak bulunmaması üzerine dinlenilmesinden vazgeçilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla;
1) Öncelikle katılan ..."den suça konu ticari ilişkinin detayları ayrıntılı şekilde sorularak “daha önceki ticari ilişkilerinde şirket yetkilisi olarak kim ile muhatap olduğunu, daha önce bu şekilde sanık tarafından kendisine çek verilip verilmediği ve suça konu çekin daha önceden doğan bir borç için mi verildiği hususlarının sorularak” suça konu çekin daha önce doğan bir borca karşılık olarak
verildiğinin saptanması durumunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararının gözönünde bulundurulması, suça konu çekin daha önce doğan bir borç karşılığı ödenmediğinin tespiti halinde ise şirket yetkilisi olan ..."ın kimlik ve adres bilgilerinin ticaret sicilinden araştırılarak “sanığa çek keşide etme konusunda yetki verip vermediği ve şirketin devri hususunda sanığın belirttiği gibi bir anlaşma yapılıp yapılmadığı” hususlarının sorulması ayrıca suça konu çek hakkında yapılan icra takip dosyasının bir örneğinin getirtilerek yapılan icra takibine şirketin diğer ortağı tarafından bir itirazın yapılıp yapılmadığı hususlarının tespitinden sonra toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
2) 5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun"un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle gün adli para cezası sistemine aykırı olarak ve 5275 sayılı yasanın 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.